Haberler

Dr. Akkan Suver Bir Yol Bir Kuşak İmza Töreninde

14 Mayıs 2017 Pazar - Okunma: 495
Dr. Akkan Suver Bir Yol Bir Kuşak İmza Töreninde

Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in dört yıl önce ortaya koyduğu "Bir Yol Bir Kuşak (İpek Yolu)"projesinin cumhurbaşkanlarınca imzalanarak start alması münasebetiyle Pekin'de tertiplenen çalıştaylarda Marmara Grubu Vakfı adına Dr. Akkan Suver, Türkiye'yi sivil toplum alanında temsil etti.

"Küreselleşmenin Yeni Durumları: Yeni Meydan Okumalar, Yeni Olanaklar, Yeni Karşı Tedbirler, Gücü Oluşturmak İçin Bir Yol, Bir Kuşak'ın Denge, Sürdürülebilir Küresel Ekonomi" çalıştaylarında ayrı ayrı iki defa söz alan Dr. Akkan Suver, Türkiye'nin Bir Yol Bir Kuşak Projesi'ne verdiği önemi gündeme getirdi.

Dr. Akkan Suver, Türkiye adına toplantılara katılırken, Çin Halk Cumhuriyeti'nin yanı sıra ABD, Japonya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Belçika, Rusya, Macaristan, Almanya, Peru, Hindistan, Moğolistan, Endonezya, Sri Lanka, Pakistan, Suudi Arabistan'dan da sivil toplum önderleri çalıştaylarda söz aldılar.

                    Dr. Akkan Suver'in konuşma metinleri aşağıdadır:

           Öncelikle bugün burada bizleri ağırlayan China Center for International Economic Exchanges aliesine gösterdikleri yüksek misafirperverlikten dolayı teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Bugün Mutluyum. Zira dört yıl önce Çin Halk Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Xi Jingping'in söz konusu ettiği "One Belt-One Road (İpek Yolu)" projesi start alıyor. Gene mutluyum çünkü mensubu olduğum Marmara Grubu Vakfı dört yıldır Türkiye’de, Çin'de, Romanya'da, Avusturya'da, Azerbaycan'da ve Moldova'da gündeme getirdiği bu proje bir başka deyişle, 15 Mayıs 2017 günü cumhurbaşkanlarının imzalarıyla start alacak olan "Bir Yol-Bir Kuşak" projesiyle Londra'dan Pekin'e yeni bir diplomasi alanı oluşacaktır.

Bilginin ve manevi değerlerin etkin bir şekilde değişiminin gerçekleştiğini dikkate alan altmıştan fazla ülke, ortak hareket etme kararlılığını gösterecektir. Böylelikle devletler, dinler, etnik gruplar ve bireyler arası ilişkilerde evrensel ilkelerin galip gelmesi ve her türlü çatışmanın önlenebilmesi için en önemli koşul olan barış ve hoşgörü kültürüyle işbirliği kendiliğinden gerçekleşecektir. İpekyolu projesi hem bir ticaret yolu hem de tarihsel ve kültürel değer olarak Asya’yı Avrupa'ya ve Afrika'ya bağlayan bir hat olmasının ötesinde, bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların izlerini taşıyan olağanüstü tarihsel ve kültürel bir zenginliğin kapısını da aralamaktadır. Daha geniş bir deyimle bu proje sadece bölgesel değil uluslararası ekonomi ve ticarete de büyük katkı yapacaktır. Jeoekonomik açıdan bakıldığında ise İpekyolu projesi, kara ve deniz ayağıyla Çin'i Avrupa pazarlarına, Avrupa'yı da Çin'e yaklaştıracak bir özelliğin de sahibi olacaktır. Çin’den Avrupa’ya 45 günde yapılan ulaşım, bu projenin hayata geçirilmesiyle 15 güne inecektir.

Sermaye yakınlaşması, para birim entegrasyonu, alt yapı ağları özellikle de demiryolları ve limanların iyileştirilmesi veya restorasyonlarıyla hayata geçirilecek olan İpekyolu Projesi’ni çağın projesi olacağa değerlendirmekteyiz. Zira bu proje ile Pekin'den Londra'ya yeni bir refah kuşağı meydana gelecektir.

Enerji ihtiyacı, alternatif enerji kaynakları ve enerji güvenliği gibi başlıkların ekonomiye, politikaya ve uluslararası sosyal boyutlara olan ilişkileri ele alındığında görülecektir ki, 15 Mayıs 2015 tarihi dünyada inanılmaz fırsatlarla yeni bir milat oluşturacaktır.

Bir Çin atasözü;  "iş yaptığımız için dost değiliz, dost olduğumuz için iş yapıyoruz " der. Biz bu startı, 65 ülkeyle dostluğa açılan yeni bir kapı olarak değerlendirmekteyiz.

Asya’daki birçok ülke bu ağa entegre olmak için önemli yatırımlara imza attı. 

Geçiş noktasında bulunan Türkiye de İpekyolu projesinin belli başlı aktörlerinden biri olarak, 50 milyar dolarlık bir sermaye ile kurulan Asya Altyapı Yatırım Bankası'nda kurucu üye olarak yer aldı.

Ayrıca Asya kıtasını Avrupa ile bağlayan Marmaray projesini hayata geçirdi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü açtı. Pekin’i Londra’ya bağlayacak olan Bakü-Tiflis-Kars demiryolunu da bitirmek üzeredir.

İpekyolu gerçekleştiğinde Çin ile Türkiye'nin stratejik işbirliği ilişkisi daha da gelişecektir.

Belki de böylelikle bölge de Pax Sinica oluşacak Orta Asya’dan Avrupa’ya uzanan çizgide barışın kapısı aralanacaktır. 

14 Mayıs 2017
 

 
 
Dün söyledim,

Ülkem Türkiye'nin büyük önem verdiği "Bir Yol,Bir Kuşak" projesi start aldı.

Başkanlığını yaptığım Marmara Grubu Vakfı "Bir Yol, Bir Kuşak" projesini çağın felsefesi olarak görmektedir.

Bir defa daha bu projeyi hayata geçirenlere teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum.

21.yüzyılın devamında nelerle karşılaşılacağını bugünden tahmin etmek güçtür. Ama bir şey biliyoruz ki; yükselen Asya bir gerçektir ve dünyaya entegre olmaya çalışan Siyah Afrika bir başka gerçektir ve fakirliğin kol gezdiği bir dünyada bir de refahın zirveye çıktığı batı da bir gerçektir.

Nihayet, dünya nüfusunun üçte biri dünya gayri safi hasılasının üçte ikisini almaktadır. Çünkü üretmektedir.

Beri tarafta 200 dolar gelir seviyesinde ülkeler vardır, diğer tarafta 30-35 bin dolar seviyesinde ülkeler vardır.

Kalkınmasından ümit kesilmiş ülkeler var, kalkınmakta olan ülkeler, kalkınmış ülkenin kargaşası, düzensizliği var. Fakirler, zenginler olayı var. Ama öyle bir noktaya gelinmiş ki, ideoloji geniş çapta etkisini kaybetmiş, daha çok akılcılık hakim olmaya başlamış.

Artık dünyanın sloganı ”beraber yaşa, beraber çalıştır”. Bir Yol-Bir Kuşak İpek Yolu’nun yeniden meydana çıkması, bunun eseridir. İnsanlar her yerde yine hareketlensinler, kalkınsınlar, mal ve fikir üretsinler ve birbirleriyle bunları değişsinler. Avrupa Birliği ve bunun rehberliğini yaymaktadır.

Avrupa; Avrupa Birliği ile fikirlerin, malların, hizmetlerin ve insanların hudut tanımazlığını ortaya koymuş, savaşın ancak böyle önlenebileceğini, insanların birbirinden ayrılmayacak şekilde yaklaşma gereğini ortaya koymuştur. Bir Yol-Bir Kuşak (İpek Yolu Projesi) aslında barış içinde yaşamanın şah damarıdır, ana damarıdır.

Çin’le Avrupa arasında Bir Yol-Bir Kuşak Projesi bir köprüdür. Bu köprünün adı Avrasya’dır.

Dünya bugün bir Avrasya gerçeği ile karşı karşıyadır. Avrasya kıtasını çok iyi anlamak, çok iyi değerlendirmek zorundayız.

Avrasya gerçeği son yirmi beş yılda şekillenmiş ve dört yıl önce Bir Yol-Bir Kuşak projesiyle yeni imkanların oluşumunu sağlamıştır. Nedir bu imkanlar ? Önce kültür hazineleridir.

Binlerce yıllık bizim de mensubu bulunduğumuz büyük bir medeniyetin hazineleri Avrasya’da mevcuttur.

Bu hazinelerin bugün gün ışığına çıkmasıyla Avrasya’da barış olacaktır. Birbirine dost olan, birbirine akraba olan ülkelerle ilaveten, onların komşuları olan Çin’den İngiltere’ye kadar olan bütün devletler, Rusya dahil, bütün devletler barış içinde yaşamayı akıllarına koyacaklardır.

Bir kültür hazinesinin yanı sıra bir tarih hazinesi ortaya çıkacaktır ve geleceğe uzanan ticaret köprüsü oluşacaktır.

İngilizin, Fransızın, Almanın malı Moğolistan’a, Özbekistan’a, Gürcistan’a ulaşacak, Azerbaycan’ın petrolü, Türkmenistan’ın gazı, Özbekistan’ın pamuğu, Çin’in ipeği sınırların dışına taşacaktır. Lisanın zenginliği ülkelerin kapısını çalacaktır.

Tarihi İpek Yolu’nun yeniden tarih sahnesinde yerini aldığı bugün Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping’e buradan teşekkürü bir borç biliyorum.

Gene inanıyorum ki, Bir Yol-Bir Kuşak Projesi ile altmıştan fazla ülkede karşılıklı güven, ortak eylem, güçlü irade oluşacaktır. Böylelikle ekonomik kalkınma sorunlarının çözümlenmesi daha kolay hale gelecektir. Gene bu proje ile uluslararası güvenliğin güçlendirilmesi de temin edilecektir.

                                                                                                                                                                       15 Mayıs 2017

Dr. Akkan Suver China Center for International Economic Exchanges Başkanı Zeng Peiyan ile birlikte,     Dr. Akkan Suver CCTV'ye  röpörtaj verdi.