Ulusal Toplantılar

Kadın Zirvesi Başarıyla sonuçlandı

2.12.2017 - Okunma: 11
Kadın Zirvesi Başarıyla sonuçlandı

Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver'in de Organizasyon Komitesi'nde yer aldığı “Eşitlik Adalet ve Kadın Zirvesi”, 30 Kasım - 1 Aralık 2017 günleri İstanbul WOW Otel'de gerçekleştirildi.

Kadınların eşitlik ve adalet mücadelesine odaklı sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği toplantıda gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, kadın mücadelesi yürüten 1500'e yakın katılımcı yer aldı.

"Kadınlar vardır" şarkısı ile açılışı yapılan Zirve'de 8 panel ve 5 çalıştay yapıldı.

Panellerde, toplumun yakından tanıdığı, moderatörlerle birlikte 27 konuşmacı yer aldı. Bilginin ve deneyimlerin paylaşıldığı, sorunların ve çözümlerin tartışıldığı "Eşiltik, Adalet ve Kadın Zirvesi"nin sonunda kamuoyu ile paylaşılan sonuç bildirisinde; eşitlik olmadan adalet olmayacağı, bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliği sorununun bir demokrasi sorunu olduğu bir kere daha vurgulandı. Çalıştaylar sonunda aktif vatandaşlar olarak "kadınların yol haritası" belirlendi:

Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi 2017 Sonuç Bildirgesi


Adalet İçin Eşitlik İstiyoruz.

Farklı cinsiyet, dil, din, cinsel eğilim, siyasi düşünceye sahip yurttaşlar eşit fırsatlara sahip olmalıdır.

Ötekileştirmeyen, egosuz ve kapsayıcı barış dilini önceleyen bir ortak dil oluşturulmalıdır.

Yatay organizasyon içeren, bilgi odaklı dayanışmayı destekleyen, birey hukukunu öne çıkaran kapsayıcı ve kolektif örgütlenme yapıları oluşturulmalı, partiler üstü çatı örgütler kurulmalıdır.

Siyasal irade, kutuplaştırıcı nefret söyleminin kadınlar üzerinde yarattığı baskı ve şiddeti engellemelidir.

Kadınlara daha çok çalışmayı tavsiye eden bir siyasi yaklaşım değil, daha çok alan açarak güçlendiren politikalar geliştirilmelidir.

Yargı kadınları aşağılayan, baskı altına alan ataerkilliği pekiştirmek yerine, eşitsizliği ortadan kaldıran bir işlev görmelidir.

Kadın sivil toplum örgütlerinin ve yurttaşların talebiyle OHAL kaldırılmalıdır.

Devlet destekli “ailecilik” politikalarından vazgeçilmelidir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yerine, kadının toplumsal cinsiyet eşitliğini önceliklendiren Kadın Bakanlığı kurulmalıdır.

Siyaset, bağımsız kadın örgütlerinin 30 yıldır biriktirdiği bilgi, deneyim ve çözüm önerilerini yasama, yargı ve yürütme süreçlerine hem ulusal hem de yerel düzeyde dahil etmelidir.

Yerel yönetimlerde sivil toplum ile diyalogu artıracak koordinasyon merkezleri, STK danışma kurulları ve ilgili STK birimleri kurulmalıdır.

STK Koordinasyon Birimi İçişleri Bakanlığı norm kadro yönetmeliğine eklenmeli, çalışma yönergesi yazılmalı ve bütçesi olmalıdır.

Karar mekanizmalarında kadınların varlığının arttırılması için tam eşitlik – parite anlayışı siyasi partilerde ve karar organlarında hukuki olarak garanti altına alınmalı ve uygulamada yaygınlaştırılmalıdır.

Yerelde kadın örgütlenmesini güçlendirmek için her düzeyde kadın meclislerinin sayısı ve etkinliği artırılmalıdır.
Kent Konseyleri Kanunu ve yönergesi gözden geçirilmelidir.

Türkiye’nin imza attığı ve uygulamakla yükümlü olduğu, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayan uluslararası sözleşmeler uygulanmalı, bu sözleşmelere aykırı durumlarda ombudsmanlığa başvurulmalıdır.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi konulu Kanun’un etkin bir şekilde uygulanması için yasa uygulayıcılar üzerinde baskı oluşturulmalıdır.

Müftülük nikahı muhalefet partileri tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülmelidir.

Kadına yönelik suçlarda, caydırıcı ve önleyici tedbirleri uygulamayan kamu görevlileri cezalandırılmalı; toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını benimsemeyen siyasetçiler görevden alınmalı; ayrıca iş yerlerinde ve parti üyeliklerinde toplumsal cinsiyet temelli şiddet uygulayan çalışanın/üyenin yaptırımla karşılaşmasına yönelik parti tüzüğüne ve sendikal sözleşmelere maddeler eklenmelidir.

Milli eğitim müfredatına toplumsal cinsiyet eşitliği dahil edilmeli, müfredattan ‘Erkeğe itaat, ibadettir’ gibi kabul edilemez ifadeler acilen kaldırılmalıdır.

Kadın, çocuk ve LGBTİ bireylerle teması olan kamu görevlilerine düzenli olarak toplumsal cinsiyet, kadına yönelik şiddet ve LGBTİ hakları konusunda eğitim verilmelidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için, yerel ve merkezi yönetimler düzeyinde özel bütçe ayrılmalı, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme uygulanmalı, cinsiyet temelinde bütçe istatistikleri derlenmelidir.

Beyana dayalı nüfus kaydının sakıncalarının önüne geçilmelidir.

Kadını iş hayatına hazırlayacak mesleki eğitimler verilmeli, İŞKUR ve benzeri kurumlarla işbirliği yapılarak kadınlara iş imkanları sunulmalıdır.

Kadın tedarikçiden ürün ve hizmet alımı teşvik edilmelidir.

140 karakterle yaşayan genç nesil için farklı bakış açısına göre farklı bir siyaset dili ve farklı bir siyaset modeli oluşturulmalıdır.
Yazılı, görsel ve dijital medya dahil tüm platformlar kullanılarak, siyasi partiler, özel sektör ve sivil toplumun ortaklığında büyük bir toplumsal cinsiyet eşitliği kampanyası başlatılmalıdır.

Teknoloji tabanlı örgütlenme modelleri ve dijital platformlar geliştirerek, kadın örgütleri ve aktivistler ortak akıl ve eylem platformunda bir araya gelmelidir.