Haberler

Kadın Zirvesi Başarıyla Tamamlandı

2 Aralık 2017 Cumartesi - Okunma: 532
Kadın Zirvesi Başarıyla Tamamlandı

Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver'in de Organizasyon Komitesi'nde yer aldığı “Eşitlik Adalet ve Kadın Zirvesi”, 30 Kasım - 1 Aralık 2017 günleri İstanbul WOW Otel'de gerçekleştirildi.

Kadınların eşitlik ve adalet mücadelesine odaklı sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği toplantıda gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, kadın mücadelesi yürüten 1500'e yakın katılımcı yer aldı.

"Kadınlar vardır" şarkısı ile açılışı yapılan Zirve'de 8 panel ve 5 çalıştay yapıldı.

Panellerde, toplumun yakından tanıdığı, moderatörlerle birlikte 27 konuşmacı yer aldı. Bilginin ve deneyimlerin paylaşıldığı, sorunların ve çözümlerin tartışıldığı "Eşiltik, Adalet ve Kadın Zirvesi"nin sonunda kamuoyu ile paylaşılan sonuç bildirisinde; eşitlik olmadan adalet olmayacağı, bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliği sorununun bir demokrasi sorunu olduğu bir kere daha vurgulandı. Çalıştaylar sonunda aktif vatandaşlar olarak "kadınların yol haritası" belirlendi:

Eşitlik, Adalet, Kadın Zirvesi 2017

Sonuç Bildirgesi

Adalet İçin Eşitlik İstiyoruz.

Siyasi İrade’den beklentiler;

Farklı cinsiyet, dil, din, cinsel eğilim, siyasi düşünceye sahip yurttaşlar eşit fırsatlara sahip olmalıdır.

Türkiye’nin imza attığı ve uygulamakla yükümlü olduğu, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayan uluslararası sözleşmeler uygulanmalıdır, bu sözleşmelere aykırı durumlarda ombudsmanlığa başvurulmalıdır.

Düşmanlaştırıcı nefret söyleminin kadınlar üzerinde yarattığı baskı ve şiddeti engellenmelidir. Ötekileştirmeyen, egosuz ve kapsayıcı barış dilini önceleyen bir ortak dil oluşturulmalıdır.

Şiddeti körükleyen, örgütlenmeyi önleyen, demokrasiyi ortadan kaldıran OHAL derhal kaldırılmalıdır.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi konulu Kanun’un etkin bir şekilde uygulanması için yasa uygulayıcılar üzerinde baskı oluşturulmalıdır.

Devlet destekli ailecilik politikalarından vazgeçilmelidir. Kadının toplumsal cinsiyet eşitliğini önceleyen Kadın Bakanlığı kurulmalıdır.

Toplumsal cinsiyet temelli kadına yönelik şiddetin her türlüsünü önleyici, caydırıcı ve cezalandırıcı politik yaklaşım ve uygulamalarla ortadan kaldırmayı hedeflenmelidir.

Yerel yönetimlerde sivil toplum ile diyalogu artıracak, koordinasyon merkezleri, STK danışma kurulları ve ilgili STK birimleri kurulmalıdır.

STK Koordinasyon Birimi İçişleri Bakanlığı norm kadro yönetmeliğine eklenmeli, çalışma yönergesi yazılmalı ve bütçesi ve kadın ve LGBTİ dernekleri için kotası olmalıdır.

Milli eğitim müfredatına toplumsal cinsiyet eşitliği dahil edilmelidir, müfredattan, ‘Erkeğe itaat, ibadettir’ gibi kabul edilemez ifadeler acilen kaldırılmalıdır.

Kadın, çocuk ve LGBTİ bireyler ile teması olan kamu görevlilerine düzenli olarak toplumsal cinsiyet, kadına yönelik şiddet ve LGBTİ hakları konusunda eğitim verilmelidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir ekonomik model benimsenmeli, kadının işgücüne katılımın önündeki en büyük engel olan bakım hizmetleri yerel ve merkezi yönetimler tarafından sağlanmalı bakım ekonomisi desteklenmelidir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için, yerel ve merkezi yönetimler düzeyinde özel bütçe ayrılmalıdır, ayrıca, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme uygulanmalı, cinsiyet temelinde bütçe istatistikleri derlenmelidir.

Beyana dayalı nüfus kaydının sakıncalarının önüne geçilmelidir.

Yargıdan beklentiler;

Yargı kadınları aşağılayan, baskı altına alan ataerkilliği pekiştirmek yerine, eşitsizliği ortadan kaldıran bir işlev görmelidir.

Yargıda cinsiyetçi kararların verildiği alanlarda başta ceza yargılaması olmak üzere Hakim ve Savcılar Kurulu nezdinde etkin bir izleme mekanizması kurulmalıdır. Hakim ve Savcıların mesleki eğitimi bakımından Türkiye Adalet Akademisi müfredatına toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı ders ve uygulamalar eklenmelidir.

Yargıda kadın hakim ve savcı oranlarının artırılması temel bir politika önceliği olmalıdır. Kadın temsili eşit dağılım (parite), kota, yıllara göre artacak sayısal hedefler koyma gibi hızlandırıcı araçlar eliyle artırılmalıdır. Bu araçlara kadınların yüksek mahkemelerde, Adalet Bakanlığı’ndaki üst düzey konumlarda ve savcı olarak daha fazla oranda yer alması ayrıca temin edilmelidir.

Siyasi Partiler ve Parti Liderlerinden Beklentiler ;

Karar mekanizmalarında kadınların varlığının arttırılması için tam eşitlik – parite anlayışı siyasi partilerde ve karar organlarında hukuki olarak garanti altına alınmalı ve uygulamada yaygınlaştırılmalıdır.

Kadınlara siyasete girebilmeleri için daha çok çalışmalarını tavsiye eden bir liderlik yaklaşımı yerine daha çok alan açarak güçlendiren politikalar geliştirilmelidir.

Yerelde kadın örgütlenmesini güçlendirmek için her düzeyde kadın meclislerinin sayısı ve etkinliği artırılmalıdır.

Müftülük nikahı muhalefet partileri tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülmelidir.

Genç nesil için farklı bir bakış açısı ve siyaset dilini benimseyen yeni bir siyaset modeli oluşturulmalıdır.

Bağımsız kadın örgütlerinin 30 yıldır biriktirdiği bilgi, deneyim ve çözüm önerileri ve kapasitesinden yararlanılmalıdır.

Sivil Toplum’dan Beklentiler;

Yatay organizasyon içeren, bilgi odaklı, dayanışmayı destekleyen, birey hukukunu öne çıkaran kapsayıcı ve kolektif örgütlenme yapıları oluşturulmalı, partiler üstü çatı örgütler kurulmalıdır.

Yazılı, görsel ve dijital medya dahil tüm platformlar kullanılarak, siyasi partiler, özel sektör ve sivil toplumun ortaklığında büyük bir toplumsal cinsiyet eşitliği kampanyası başlatılmalıdır.

Kadın örgütleri ve aktivistler bir araya gelerek sorun bazlı örgütlenme modelleri geliştirmelidir.

Yenilikçi yöntemlerle teknoloji tabanlı örgütlenme modelleri ve dijital platformlar geliştirerek sivil toplumu gençleşmelidir.

 

Eşitlik Adalet ve Kadın Zirvesi, her yıl toplanmalı ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin sağlanması yönünde işlevsel olmalıdır.