Haberler

Marmara Grubu Vakfı TURKPA 5. Genel Kuruluna Katıldı.

13 Haziran 2014 Cuma - Okunma: 3508
Marmara Grubu Vakfı TURKPA 5. Genel Kuruluna Katıldı.

Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu'nun (TURKPA) 5. Genel Kuruluna Marmara Grubu Vakfı da Dr. Akkan Suver, Şamil Ayrım ve Cengiz Güldamlası'ndan oluşan bir heyetle katıldı.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Ogtay ASADOV, Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu Mazhilis Başkanı Kabibulla DZHAKUPOV, Kırgızistan Yogurgu Keneş Parlamento Başkanı Asilbek JEENBEKOV ve Macaristan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sandor LEZSAK'ın katılımlarıyla gerçekleşen TURKPA 5. Genel Kurulunda Dr. Akkan Suver bir konuşma yaparak TURKPA'nın önemini vurguladı.

Dr. Akkan Suver konuşmasında Marmara Grubu Vakfı'nın, İpek Yolu'na verdiği değeri ortaya koydu. 

 

 Dr. Akkan Suver'in TURKPA Konuşma Metni

Marmara Grubu Vakfı olarak TURKPA'nın çalışmalarına büyük önem atfetmekteyiz.

Bugün burada bizleri yan yana getiren TURKPA'nın yetkililerini, ev sahiplerimizi ve emek sahiplerini kutluyor, heyetimiz adına teşekkürlerimizi sunuyorum.

Sivil toplum örgütlerinin TURKPA gibi kuruluşların içinde yer alması önemlidir. Hatta gereklidir. Zira resmi sıfatlı şahsiyetlerin devlet görüşlerini yansıttıkları ortamlarda yeni düşünce alanlarının oluşmasının sağlanması açısından sivil inisiyatiflerin büyük katkısının olacağına inanıyoruz.

Elbette kanaatler, düşünceler böyle platformlarda ne kadar serbest, ne kadar samimiyetle ortaya konursa o kadar verimli ve isabetli ufuk turları yapılmasına olanak sağlar.

Uluslar arası bir birliktelik olan TURKPA'da tıpkı Birleşmiş Milletlerde, AGIT'te, UNESCO'da PABSEC'de (Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi'nde) olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının bulunmasının yararı ve önemi üzerinde durmaktayım. Ortaya konacak çok seslilik inanıyorum ki; düşünce alanı gayet zengin ve muhtevalı olan TURKPA topluluğunu daha zengin ve daha muhtevalı kılacaktır.

Bu düşünceleri yüksek heyetinize arz ettikten sonra izin verirseniz temsil ettiğim Marmara Grubu Vakfımızın Avrasya ile ilgili oluşturduğu ve üzerinde çalıştığı İpek Yolu felsefesinden söz etmek istiyorum.

TURKPA'nın ana organlarını oluşturan Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu bu yol haritasına sadece ticaret güzergahı olarak bakmak yanlış olur. Zira bu aynı zamanda bir barış ve kültür yoludur.

İpek yolu düşüncesi uygulanabilir ölçüde hayata geçirildiğinde inanıyoruz ki, ülkeler daha yüksek seviyeye çıkacak, sınır ilişkilerinde ortaklıklar başlayacaktır. Bu ortaklıklar, pragmatik ortaklıklar olacaktır.

İpek yolunda yer alacak projeler bir kalkınma ve refah grafiğinin çizilmesine de öncülük edecektir.

Ben İpek Yolu'nu "Demirden İpek Yolu" diye değerlendiriyorum. İpek Yolu'nun ihyasına büyük önem veriyorum. İpek Yolu'nu biz bir felsefe olarak kabul ettik.

Tarih çerçevesinde yalnız ticaretin değil ülkeler arası dostluğun ve barışın pekişmesinde önemli bir rol oynayan İpek Yolu felsefesi gerçekleştiğinde Pasifik Okyanusu ile Baltık Denizi'ni birleştirecektir.

Orta Asya Hint Okyanusu'nu ve Basra Körfezi'yle bağlamak ve ticaretle yatırımı kolaylaştırma anlaşmaları yaparak karşılıklı yarar temelinde işbirliklerini geliştirecektir.

İpek Yolu ekonomik ve barış hattının kurulması uzun vadeli iyi komşuluklara, dostluklara ve yeni ekonomik işbirliklerine de ayrı bir kapı açacaktır.

Marmara Grubu Vakfı olarak inanıyoruz ki; tarihte İpek Yolu boyunca bütün ülke halkları binlerce yıldır konuşulan bir dostluk destanı yazmıştır. Ortak kazanç temelinde karşılıklı yarar ve güven, eşitlik ve hoşgörü, tecrübe paylaşımı da İpek Yolunun karakteristiğidir. Avrupa ile Asya ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkinin daha da yoğunlaştırılması, işbirliğinin daha da derinleştirilmesi ve gelişme alanının daha da genişletilmesi için İpek Yolu hattını yeniden hayata geçirebiliriz.

Üzerinde yaklaşık 3 milyar nüfusu barındıran İpek Yolu hattının sahip olduğu çap ve potansiyel eşsizdir.

Konuyu özetlemek gerekirse, farklılıkları da gözeten ortaklık ve sorumluluk ilkeleri temeli altında bölgesel ekonominin dolaşım hızı ve kalitesinin yükseltilebileceğine ve ortak yarar ve kazançlar elde edileceğine inanıyoruz.

Öte yandan sözlerimi toparlarken bütün içtenliğimle Özbekistan'ın da bu birlikteliğin içinde yer alması gerektiğini vurgulamakta yarar görüyorum. Geride bıraktığımız günlerde Türk Konseyi’nin Cumhurbaşkanları toplantılarına Türkmenistan Cumhurbaşkanı’nın şeref konuğu olarak katıldığı gibi Özbekistan ve Türkmenistan da TURKPA çatısı altında bulunmaya ikna edilmelidirler kanaatini taşımaktayım. TURKPA'nın, inanıyorum ki, Özbekistan ve Türkmenistan’la ilişkilerin daha iyi olması için çalışmaları olduğuna da eminim.

Bunun için herkesin üzerine düşen görevi yapmasının önemi üzerinde durmak istiyorum. Özbekistan ve Türkmenistan’la TURKPA ülkeleri arasında oluşturulacak her yakınlık, Türklüğün yararına olacaktır inancındayım.

Bu vesileyle bir defa daha yüksek heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

TURKPA  5. GENEL KURUL'UNDA MARMARA GRUBU VAKFI HEYETİ AZERBAYCAN MİLLİ MECLİS BAŞKANI OKTAY ESADOV VE KAZAKİSTAN PARLAMENTO BAŞKANI KABİBULLA DZHAKUPOV'LA  BERABER GÖRMEKTESİNİZ. 

MARMARA GRUBU VAKFI HEYETİ TÜRKSOY GENEL SEKRETERİ DÜZEN KASEYNOV'LA BİRLEKTE