Haberler

Qingdao - Çin Halk Cumhuriyetinde gerçekleşen Global 2. Ekonomi Kongresinde Dr. Akkan Suver İpek Yolunu anlattı.

12 Kasım 2015 Perşembe - Okunma: 2208
Qingdao - Çin Halk Cumhuriyetinde gerçekleşen Global 2.

Qingdao Uluslararası Ticaret Odası ve SAFEA Uluslararası Enformasyon ve Araştırma Merkezi tarafından bu yıl ikincisi tertiplenen BIT Uluslararası Ekonomi Kongresi'ne Marmara Grubu Vakfı, Türkiye'den sivil toplum kuruluş olarak katıldı. Dr. Akkan Suver ve Şamil Ayrım'ın katıldığı Kongre'de bir sunum yapan Dr. Akkan Suver, Kara ve Deniz İpek Yolu'nun önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Dünyanın önde gelen ekonomistlerinin katıldığı toplantıda Avrupa Birliği Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Antti Peltomaki, Nobel Ödüllü Profesör Finn E. Kydland, Çin Halk Cumhuriyeti'nden Siteo Xu, Dr. Lihui Tian ve Avustralya'dan Daryl Gupp da hazır bulundular.

Dr. Akkan Suver'in Keynote konuşmacı olarak katıldığı Açılışta yaptığı konuşma metnini aşağıda bulacaksınız.

Qingdao Uluslararası Ticaret Odası ve SAFEA Uluslararası Enformasyon ve Araştırma Merkezi tarafından bu yıl ikincisi tertiplenen BIT Uluslararası Ekonomi Kongresi'nde Dr. Akkan Suver'in 13 Kasım 2015 günü yaptığı konuşma metni. 

Bugün burada yarınlarda, çağın barış ve refah felsefesi diye adlandırılacak İpek yolu ekonomik kuşağını konuşmak üzere bir araya geldik. Ev sahibimiz Information Research Center of International Talent, SAFEA and China Council For The Promotion Of International Trade, Qingdao Sub-Council gösterdikleri yüksek misafirperverlikten ötürü teşekkürlerimi sunarak konuşmama başlamak istiyorum.

Zira, bu düşünce sadece bir fırsatlar projesi değildir. Gene bu düşünce sadece ‘’win-win’’, ‘’kazan - kazan’’ ile izah edilecek bir proje de değildir.

İpek yolu ekonomik kuşağı çağdaş anlamda bir büyüme hedefidir.

Bu proje ile birlikte köprüler oluşacaktır. Bu köprülerden bazıları şunlardır:

Bir politik köprü oluşacak ve katılımcı ülkeler uluslararası işbirliği ve tedbirlerini birlikte alabileceklerdir.

Öte yandan gene bu proje ile tesis köprüsü gerçekleştirilebilecek ve ülkeler arasında alt yapılarda bir standart oluşacak ve ana ulaşım yolları inşa edebilecektir.

Bu projenin bir diğer köprüsü ticaret köprüsü olacaktır ki; ülkeler arasında yatırımı ve ticareti kolaylaştırıcı tedbirler alınabilecektir.

Gene sermaye köprüsü ile de finansal işbirliğine büyük bir imkan sağlanabilecektir.

En önemli olanı ise gönül köprüsüdür ki, İpek Yolu’nda kültür, akademik, insan kaynakları, turizm, bilim, teknoloji ve basın alanlarında işbirlikleri oluşturacaktır.

Dolayısıyla İpek yoluna taşımacılık hattı diye bakmak yanlıştır. Eksiktir.

Bu proje ile İpek Yolu üzerindeki ülkeler arasında işbirliği ve ortak yatırımların arttırılmasıyla da katılımcı ülkelerin yeni pazarlara yüksek performanslı üretim gücü ile sermaye akışı ve teknoloji akışıyla tüm taraflar için fayda sağlayacak bir vizyon oluşacaktır.

Bu arada önemle belirtmeliyim ki, ülkem Türkiye’nin gelecek vizyonu içinde İpek Yolu projesi yer almaktadır. Kurulmakta olan Asya Altyapı Yatırım Bankası - (AIIB) ‘ye kurucu üye olmak üzere Türkiye müracaat etmiş bulunmaktadır.

Pekiyi bilmekteyiz ki; iyi bir dünya düzeni sağlamak için kalıcı bir hiyerarşi kurmak gerekir. İpek yolu ülkeleri mutlak ve erdemli bir egemenliği ve jeopolitik üstünlüğü bu projenin ortaya koyacağı hiyerarşi ile elde edebileceklerdir. Ve İpek yolu ile katılımcı ülkeler uluslararası alanda daha güçlü olacaklardır.

İpek Yolu ekonomik kuşağının kara boyutu olsun, deniz boyutu olsun başarılı olacağına gerektiğine inanıyorum. Zira bu başarıyla yalnız ekonomik, sosyal büyüme sağlanmayacak, barış ve küresel işbirliği imkânları da doğacaktır. Günümüzün en büyük problemi olan iklim değişikliği, artan yoksulluk ve işsizlik ve de terör gibi acı gerçeklerin karşısında da İpek yolu felsefesi ile küresel boyutta başa çıkma ihtimali büyüktür.

Bütün bunların hayata geçirilebilmesini ise ben diyaloğa bağlıyorum. Zira diyalogla birbirimizi daha iyi tanıyacağız. Diyalogla barışa daha yakın olabileceğiz. Diyalogla kültürlerimize, medeniyetlerimize, geleneklerimize daha anlayışla yaklaşabileceğiz. Diyalogla dinlerimize daha saygılı davranabileceğiz.

Gene diyalogla yeni bir küresel birliktelik gerçekleştirebileceğiz.

Sözlerimi toparlarken Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının Xi Jinping’in ortaya attığı bu felsefeyle; Chongqing’den Yuxinou Demiryolu hattı ile Almanya’nın Duisburg şehrine ulaşan bu proje çok yakın bir gelecekte orta Asya ve İran’dan Türkiye’ye geldikten sonra Avrupa’ya devam edecek, Rotterdam’dan güneye inecek ve Venedik’e ulaşacaktır.

Daha geniş bir deyimle, Pekin Venedik’le, Şangay Rotterdam’la, Tientsin Moskova’yla, Guangzhou Tahranla, Quanzhou Astana’yla, Nanzu Bakü’yle, Nanjing İstanbul’la buluşacaktır.

Deniz İpek yolunda ise Güney Çin denizinden inenler Kalküta’ya uğradıktan sonra Hint Okyanus’nu kat ederek, Mumbasa’ya oradan Kızıl Deniz ve Akdenizde yeni yapılan ikinci Süveyş Kanalından geçerek Venedik’e ulaşacak ve kara yoluyla birleşecektir.

Küresel bir proje olarak önümüzde duran İpek Yolu felsefesine sahip çıkmanın önemini bir defa daha vurguluyor, ev sahiplerimize teşekkür ederek yüksek heyetinizi saygıyla selamlıyorum. 

 Qingdao'da düzenlenen ve 44 ülkeden ünlü ekonomistlerin iştirak ettiği konferansın tanıtım panosunda Dr. Akkan Suver'in posteri önünde Şamil Ayrım ve Dr. Akkan Suver'i bir arada görmektesiniz.

 

Dr. Akkan Suver, açılış konuşması dışında 13 Kasım 2015 akşamı tertiplenen ekonominin gidişatı hakkında toplantıda Avrasya Ekonomi Zirvelerinin tanıtımıyla ilgili bir sunum yaptı.