Haberler

SOCAR Türkiyenin Yeni Binası Açıldı

12 Haziran 2018 Salı - Okunma: 600
SOCAR Türkiyenin Yeni Binası Açıldı

SOCAR Türkiye'nin yeni binası SOCAR Plaza'nın açılış töreni, İstanbul'da gerçekleştirildi. Şehrin önemli bir iş merkezi olan Vadiistanbul'da bulunan ofis binası, şirketin tüm işlerini tek merkezden yönetmesini sağlayacak. Törende, Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim, İstanbul Başkonsolosu Mesim Hacıyev, İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Sarıyer Kaymakamı Gürsoy Osman Bilgin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başdanışmanı Prof. Dr. Erman Tuncer, SOCAR TÜRKİYE Yönetim Kurulu Başkanı Vaqif Aliyev, SOCAR TÜRKİYE Ceo'su Zaur Kahramanov ve Yönetim Kurulu Üyeleri Süleyman Gasimov ile Farrukh Gasimov ve KEIPA Genel Sekreteri Prof. Dr. Asaf Hacıyev'ın yanı sıra Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver ve Genel Başkan Yardımcısı Engin Köklüçınar da hazır bulundu. Açılış konuşmasında SOCAR Genel Müdürü Rövnag Abdullayev, yapılan bu binanın iki kardeş ülke arasında sürekli artan ekonomik ve kültürel işbirliğinin merkezi olacağını vurguladı ve şirketin yatırımlarının her yıl artarak toplam 19.5 milyar dolara ulaştığını söyledi. Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ise yaptığı konuşmada Türkiye ile Azerbaycan'ın arasında bulunan verimli ilişkileri gündeme getirdi. Açılışın son konuşmasını ise Dr. Akkan Suver yaptı. Dr. Suver, SOCAR TÜRKİYE'nin, İlham Aliyev ve arkadaşlarının Haydar Aliyev'in yolunda yürümelerinin, izinde olmalarının bir eseri olduğunu söyledi.

 

( Dr. Akkan Suvr’in SOCAR TÜRKİYE’nin Vadistanbul’daki yeni ofis binasının açılış töreninde yaptığı konuşma metni.)  

Bugün yeni binasını açmakta olduğumuz SOCAR TÜRKİYE kuruluşunun onuncu yaşında kendisine yaraşan ve yakışan bir binaya kavuşmasının heyecanını lütfetti bizleri buraya toplayarak, bizlerle paylaştı.

SOCAR TÜRKİYE'nin sahip olduğu değerleri, yapmakta olduğu eserleri ben Sizlerle  burada konuşmak istemiyorum. Bunu konunun sahipleri en güzel biçimde bizlere anlattılar. Ben, yüksek izninizle Türkiye - Azerbaycan ilişkileri üzerinde bir ufuk turu yapmak ve yaşasaydı bu gün 95 yaşında olacak olan Azerbaycan'ın Kurucu Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'den söz etmek istiyorum. Zira bugünkü Azerbaycan, İlham Aliyev ve arkadaşlarıyla Haydar Aliyev'den  devir aldığı mirasa sahip çıkan bir yoldadır. Onun mirasına sahiptirler. SOCAR bunun en güzel eseridir, örneğidir.

Haydar Aliyev, parçalanma, bölünme ve iç kargaşa döneminde başına geçtiği Azerbaycan' da on yıl gibi kısa bir zaman zarfında inanılmaz başarılara imza attı. Lizbon'da  AGİT'te Ermenistan'ı işgalci olarak kabul ettirmesi ve bunu bir tek Ermenistan hariç bütün katılımcı devletlerle birlikte karar altına aldırması büyük bir başarıdır. Bugün Kafkas coğrafyasının en güçlü ordusu olan çağdaş Azerbaycan Ordusu'nu O kurdu. Bağımsız Azerbaycan'ın itibarını Amerika'dan Rusya'ya, İran'dan Fransa'ya uzanan bir çizgide dış dünyaya kabul ettirdi.

Azerbaycan Devleti'ni demokratik blok içerisinde önemli uluslararası kuruluşlara üye yaparak, dünyada etkinliğini arttırdı.

Ülkesini Latin Alfabesine geçirerek Türk dünyası ve batı dünyasıyla entegrasyonunun oluşmasını sağladı. Burada bir duralım. Yıl  2001. Aylardan Ağustos. Haydar Aliyev Latin Alfabesine geçme kararı aldıktan bir hafta sonra Marmara Grubu Vakfı İcra Konseyi olarak toplandık ve Haydar Aliyev'e “Baş Öğretmen” Haydar Aliyev unvanını verdik. Ve hemen benim başkanlığımda bir heyetle Bakü’ye giderek bu unvanı kendisine takdim ettik. Pek duygulandı. Dedi ki; "- Atatürk, Latin Alfabesi’ne geçince o dönemin Üniversite öğrencileri O'nu ziyaret ederek, O'na “Baş Öğretmen” demişlerdi. Bugün de Siz, Bana Baş Öğretmen diyorsunuz. Teşekkür ederim” Tarih bilgisine ve olayları takip edişine ait bu hatırayı sizlerle paylaşmak istedim.

Ve en önemlisi Azerbaycan'ın doğal kaynaklarının işletilmesi ve bunların dünya pazarlarına çıkarılmasını sağladı.

Gelin yirmi yıl öncesine,  1998 yılına gidelim.

Azerbaycan'ın büyük idealleri vardı. Asrın Mukavelesini hazırlamıştı. Ama onu hayata geçirecek parası yoktu. Türkiye ise Boğazlarından geçmekte olan tankerlerin sayısından endişeliydi. Enerji nakil hatlarına ihtiyacı vardı. Bu projeye ümitle bakıyordu. Ama Türkiye'nin de parası yoktu. Azerbaycan enerjisinin Türkiye'ye gelebilmesi için Gürcistan'a da ihtiyaç vardı. Ama Gürcistan'ın hiç parası yoktu.

Bu yokluklar vardı. Ama bütün bunları ortadan kaldıracak muhteşem bir siyasi irade vardı. Yapacağına, başaracağına inanmış bir Haydar Aliyev, kararlı ve vizyon sahibi bir Edward Schvarnadze, inandığı doğruyu her ne pahasına olursa olsun yapan bir Süleyman Demirel. Bu üç irade sahibi insan dikkat, itina ve ısrarla yapmağı tasarladıkları asrın enerji mucizesini Bill Clinton'a anlattılar. O, bu üç müstesna insana inandı. Bu inanç BP ile taçlanınca Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı hayalden hakikate yol almağa başladı.

Aynı yıl başkanlığını yaptığım Marmara Grubu Vakfı'nın,  Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin de ilkini tertiplemek üzereydik. Dönemin Cumhurbaşkanı  Süleyman Demirel'e Zirve'yi anlattım ve konu başlığı ne olsun diye sorduğumda, bana Cumhuriyetimizin 75. Yıl kutlamalarına Haydar Aliyev de gelecek. Ona sor, bakalım ne diyecek, dedi. Haydar Aliyev Türkiye'ye geldi. Marmara Grubu Vakfı’nı da şereflendirdi. Vakıfta kendileriyle beraber olunca, ben  de tertipleyeceğimiz Zirve'ye ne ad verelim diye sordum. Zirve'nin başlığı ne olsun soruma Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'nı işle, yabancı misafirlere Bakü-Tiflis'i anlat, tanıt dedi. Bunu Süleyman Demirel'e söylediğimde, pek güzel, sen Zirve'ye bu başlığı koy. Ben de gelip orada bunu anlatayım, dedi. Hakikaten kendileri lütfedip Birinci Avrasya Ekonomi Zirvesi'ni şereflendirdiler Bakü-Tiflis-Ceyhan hakkında konuştular. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev de Zirveye Prof. Dr. Ali Hasanov'la konuyla ilgili kapsamlı bir mesaj gönderdiler. Üç gün, Bakü-Tiflis-Ceyhan konuştuk.

Ne var ki, o günün, 1998 yılının yazılı ve sözlü medyası Zirve'de konuştuklarımızı hafife aldı. Akkan Suver'in hayalleri diye konuştuğumuz konular karalandı. Bakü’den petrol yüklenecek, Akdeniz'de gemiye boşaltılacakmış tarzı sözlerle düşüncemizle alay edildi. Biz her yıl Avrasya Ekonomi Zirveleri'nde  inançla, ısrarla ve dikkatle Bakü-Tiflis-Ceyhan dedik. Ceyhan Haydar Aliyev Limanı açılana kadar her Zirve'de Sayın Ali Hasanov, Sayın Valeh Aleskerov ile bugün aramızda olmayan merhum Natıq Aliyev'in başkanlığında konuyu gündemde tuttuk.

Gene hepiniz benden iyi biliyorsunuz 2006 yılından bugüne kadar yapılan ham petrol sevkiyatı 2 milyar 800 milyon tona ulaştı.

Uzak görüşünü takdirle yâd ettiğimiz Haydar Aliyev'i 95. Doğum Günü'nde rahmetle ve saygı ile anmak istedim.

Gene bu yıl Azerbaycan Devleti'nin yüzüncü yılını kutluyoruz. Yalnız Azerbaycan Devleti'nin mi yüzüncü yılı mı? Aynı zamanda Azerbaycan Ordusu yüzüncü yılı. Yine aynı zamanda ünlü şair Ahmed Cevad'ın mısralarında şekillenen ve Üzeyir Hacıbeyov'un notalarından doğan Azerbaycan İstiklal Marşı'nın da yüzüncü yılı. Ve bu iki mübarek insanın bir diğer ortak eseri  Çırpınırdın Karadeniz'in yüzüncü yılı. Nice yüzyıllara derken madem, yüz yıl öncesine gittik.

İzin verirseniz bir duygumu da SOCAR'ın onuncu yılında, Azerbaycan Devleti'nin yüzüncü şeref yaşında  yüksek heyetinizle paylaşmak istiyorum.

Biz Azerbaycan'a "Can Azerbaycan" deriz.

Bunun tarihsel bir sebebi vardır.

Milli Mücadele'nin başlangıç günlerinde Mustafa Kemal Paşa, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa'ya bir mektup yazar ve; "-Devlette hiç para kalmadı. Şu anda içeride para temin edebileceğimiz bir kaynak da yok. Başka kaynaklardan para temin edinceye kadar Azerbaycan hükümetinden borç alınmasını temin etmenizi rica ederim"der. Karabekir Paşa bunu Azerbaycan Hükümeti'ne iletir. Bu Ankara ile Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ile ilk resmi temastır. Neriman Nerimanov Türkiye'ye önce 500 kilo altın  daha sonra da Rusya'dan temin ettiği 10 milyon altın Ruble'yi Ankara'ya gönderir. Mustafa Kemal Paşa kendisine bir teşekkür mektubu göndererek, savaş biter bitmez  en kısa zamanda borcumuzu ödeyeceğiz, der. Mektubu alır almaz Neriman Nerimanov, Ankara'ya bir mektup yazar."-Paşam, biz Türklerde kardeş, kardeşe borç vermez. Kardeş her zaman kardeşinin elinden tutar. Biz kardeşiz, her zaman elinizden tutacağız ve tutmağa da devam edeceğiz." Bunun için biz Azerbaycan'a "Can Azerbaycan" deriz. Şimdi bizlere bir görev düşüyor. SOCAR'a artık en büyük yabancı sermaye yatırımı demeyelim, derim. Kardeş Azerbaycan'dan bunu esirgemeden, kardeşimizin ülkemizde gerçekleştirdiği en büyük yatırım, dersek daha anlamlı olacaktır inancındayım. Böylelikle ,"Bir millet iki devlet sözü"  ile "Ben Azerbaycan ile Türkiye'yi Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ile birbirine kalın halatlarla bağladım" diyen Haydar Aliyev'in de ruhunu şad ederiz.

SOCAR'ın bu anlamlı gününde sizlere geçmişten söz ettim. İnanıyorum ki, geçmişi bilmeden, geleceği anlayamayız, kavrayamayız.

Yeni binanız, yeni yatırımlarınız hayırlı olsun kardeşlerimiz diyor ve ekliyorum ne mutlu bize ki, Azerbaycan gibi bir kardeşimiz var.