Haberler

Uluslararası İşbirliği ve Sürdürülebilir Barış Vakfı Genel Kurulunda Dr. Akkan Suver konuştu

4 Mart 2019 Pazartesi - Okunma: 515
Uluslararası İşbirliği ve Sürdürülebilir Barış Vakfı Ge

Uluslararası İşbirliği ve Sürdürülebilir Barış Vakfı'nın 17.Genel Kurulu'nda bir konuşma yapan Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver "Yeni İpekyolu ve Medeniyetin Diyaloğu" adlı bir sunum yaptı. Ünlü Azeri Yazar Cengiz Abdullayev'in moderatörlüğünde gerçekleşen sunumunda Dr. Akkan Suver, Bir Kuşak-Bir Yol Projesi'nin gelecekte bir barış projesi olarak Nobel Barış Ödülü'ne aday olduğunu vurguladı. Genel Kurul'a Engin Köklüçınar'la birlikte katılan Dr. Akkan Suver, Cengiz Abdullayev, Gazeteci Seyfullah Türksoy ve Prof. Dr. Aygül Attar’la da ayrı ayrı görüşmelerde bulundu. Dr. Akkan Suver'in konuşma metni aşağıdadır.

 

Dr. Akkan Suver’in 17. Uluslararası Sürdürülebilir Barış ve Kalkınma Vakfı (IFSPD) Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Toplantısı konuşma metni

On yıl önce Bükreş’te, dönemin Cumhurbaşkanı Trian Basescu’nun katılımıyla Karadeniz Hazar Denizi Uluslararası İşbirliği Vakfı’nı kurmuştuk.

Bu kuruluşun mimarı Büyükelçi Eldar Hasanov’dur.

Prof. Dr. Eldar Hasanov bu oluşumdan bir yıl önce İstanbul’a gelmiş ve bu projenin detaylarını paylaşmıştı. Aradan bir yıl geçmeden de Bükreş’te 4 Mart 2009 günü Kırgızistan’dan Zhyldyz Oskonbeava, Romanya’dan Iulian Fota, Azerbaycan’dan Cengiz Abdullayev ile Eldar Hasanov, Gürcistan’dan merhum Tamaz Beradze, Ukrayna’dan Vadym Kolesnichenko, Kazakistan’dan Dossym Suleyev ve Moldova’dan Lidia Romancıuc ile Türkiye’den de benim katılımımla Vakfımızı kurmuştuk.

Yıllar içinde aramıza katılan arkadaşlarımız bizlerin daha güçlü olmamızı sağladılar. İlk günden bu güne, bu güzel işbirliğinin gelişmesi için katkıda bulunan bütün arkadaşlarımıza minnettarım. Hepsine kurucusu ve bir dönem başkanlığını yapmaktan iftihar ettiğim Vakfımızın adına yüksek huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum.

Ve bugünlere geldik. Bu Vakfı bugünlere taşıyan Prof. Dr. Eldar Hasanov’dur.

Hanımefendiler, Beyefendiler,
AB projesi bir barış projesidir. Marmara Grubu Vakfı olarak, yıllardır dikkat ve özenle Avrupa Birliği düşüncesini savunmuşuzdur. Zira bizler Avrupa Birliği birlikteliğini bir istikrar, bir refah beraberliği olduğu kadar bir barış kültürü olarak değerlendirmekteyiz. Avrupa'da şekillenen bu projenin bir başka versiyonu, bu defa uzak doğuda Çin Halk Cumhuriyeti'nin öncülüğünde Bir Kuşak-Bir Yol adıyla ortaya kondu. Bizlerin tarihi İpekyolu diye adlandırdığımız ticaret yolunu, Çinliler Pekin'den Londra'ya uzanan bir coğrafyada kara ve deniz ipek yolu adıyla yeniden tarih sahnesine çıkardılar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti projede ana unsur olarak yer aldı. Bizler de mütevazi imkanlarımızla Uzak Doğu'ya, Orta Asya'ya, Orta Doğu'ya barış, istikrar ve refah getireceğine inandığımız bu küresel projeye her ortamda sahip çıktık. Anlattık. Anlatmaya da devam ediyoruz.

Zira inanıyoruz ki Bir Kuşak-Bir Yol Projesi gerçekleştiğinde Pekin'den Londra'ya uzanan bir çizgide diyalog oluşacak ve oluşan bu diyalog ile ekonominin olduğu kadar kültürün zenginliği ülkeler arasında kendiliğinden barış köprüleri oluşturacaktır. Dolayısıyla Bir Kuşak-Bir Yol Projesi geleceğimizin önemli bir kavşak noktasıdır. Kavşak noktası olan bu proje de en az AB projesi kadar önemlidir ve inanıyorum gelecekte tıpkı AB projesi gibi Nobel Barış Ödülü'ne layık görülecektir.

Böylelikle İpek Yolu'nun felsefesi bizi küresel insanlara, küresel düşünceye, küresel ticarete ve küresel hukuka yönlendirecektir. Avrupa bunu Avrupa Birliği ile yönlendirmektedir. Avrupa, Avrupa Birliği içerisinde sınırları olmayan fikirleri, malları, hizmetleri ve insanları biraraya getir. Avrupa, savaşların ancak bu şekilde önlenebileceğini ve insanların birbirlerine ayrılmayacak şekilde yaklaşmaları gerektiğini bu projeyle hataya geçirdi. "Bir Kuşak-Bir Yol" projesi, Çin ve Avrupa arasında bir köprüdür. Bu köprünün adı Avrasya'dır. Dünya bugün Avrasya gerçeğiyle karşı karşıyadır. Avrasya'yı çok iyi kavramak ve değerlendirmek zorundayız. Avrasya birlikteliği son yirmi altı yılda meydana geldi ve beş yıl önce "Bir Kuşak - Bir Yol" projesinin ortaya çıkmasıyla yeni fırsatlara sahip oldu. Bu fırsatlar nelerdir? Birincisi, kültürel miraslardır. Binlerce yıldır ait olduğumuz büyük bir medeniyetin mirası Avrasya'da bulunmaktadır.  "Bir Kuşak-Bir Yol" (İpek Yolu Projesi) aslında huzurlu yaşamın garantisidir.

Bu mirasların ortaya çıkmasından sonra, Avrasya'da barış daha kolay olacaktır. Arkadaş ve akraba olan ülkelere ek olarak, komşu ülkeleri Rusya dâhil Çin'den İngiltere'ye barış içinde yaşamanın yolunu açacaktır.

Kültürel bir mirasın yanı sıra tarihin bir hazinesi de ortaya çıkacak ve geleceğe doğru giden bir ticaret köprüsü kendiliğinden oluşacaktır. Dilin zenginliği devletlerin kapılarını çalacaktır. Bugün, tarihi İpek Yolu yeniden tarih sahnesindeki yerini aldığında, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping' in haklılığı kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

Yine, Gelecekteki insanlar, İpek Yolu felsefesi sayesinde kendi ülkelerinde vatandaşlıklarını sürdürmelerine rağmen, farklı bir ülkede iş bulabilecekler, hayatlarını sürdürebileceklerdir.

Bu arada, ülkem Türkiye'nin İpek Yolu'na da büyük önem verdiğini de ayrıca vurgulamalıyım. Türkiye, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunun hayata geçmesini sağladı ve İpek Yolu projesinin finansmanı olan Asya Altyapısı Yatırım Bankası'nın ortağı oldu. Ayrıca Türkiye, Marmaray projesi üzerinde çalışmaya da devam ediyor.

Özetle, Çin Halk Cumhuriyeti, öne sürdüğü felsefesi ile Avrasya ülkelerinin çağı yakalamalarını sağlayarak küresel barışa öncülük etmeye hazırdır. Çin Halk Cumhuriyeti bu felsefesi ile dünya sahnesinde önemli bir aktör olmuş ve teknolojisinin yanı sıra endüstrisinin ve ekonomisinin de küresel olmasını sağlamıştır.

Bugünkü toplantıyı fırsat bilerek, Sayın Eldar Hasanov’a, halen başkanlığını yaptığım Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın tertiplediği Avrasya Ekonomi Zirveleri’nin on yıllık müdavimlerine sunduğu MARMARA GRUBU VAKFI ONUR MADALYASI’nı da sunmak istiyorum.

Bu madalyayı 6 Şubat 2019 günü 22.Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde verecektik. O gün teşrif edemediler.

Bu toplantımızı fırsat bilerek ben bugün kendilerine takdim edeceğim.

Ve sözlerimi toparlarken İstanbul’a hoş geldiniz diyerek, yüksek heyetinizi selamlıyorum.