24. Avrasya Ekonomi Zirvesi ile ilgili tanıtım ziyaretleri çerçevesinde Dr. Akkan Suver ve Cafer Okray Belarus’un Ankara Büyükelçisi Victor Rybak’ı makamında ziyaret ettiler. Ziyarette, Dr. Akkan Suver ve Cafer Okray Belarus’un Ankara Büyükelçisi Victor Rybak’a 7-9 Temmuz 2021 günleri gerçekleşecek 24. Avrasya Ekonomi Zirvesi ile ilgili bilgi sunumunda bulundular. Dr. Akkan Suver, 24. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne Belarus’un yüksek seviyede katılımını beklediklerini vurguladı.
Haber Arşivimiz
Geçmiş dönem haberlerimiz · Arşiv sayfası 147/388
Bulgaristan Ankara Büyükelçisi Angel Tcholakov’a Ziyaret
Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver ve Genel Sekreteri Cafer Okray 24. Avrasya Ekonomi Zirvesi tanıtım ziyaretleri kapsamında Bulgaristan Ankara Büyükelçisi Angel Tcholakov’u makamında ziyaret etti. Ziyarette, Dr. Akkan Suver, Bulgaristan’ın Avrasya Ekonomi Zirveleri'ne gösterdiği ilgi ve yüksek seviyedeki katılımının bu yıl da devam etmesini arzu ettiklerini söyledi.
Tacikistan Ankara Büyükelçisi Mahmadali Rajabiyon’a ziyaret
Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver ve Genel Sekreteri Cafer Okray 24. Avrasya Ekonomi Zirvesi tanıtım ziyaretleri kapsamında Tacikistan’ın Ankara Büyükelçisi Mahmadali Rajabiyon’u makamında ziyaret ettiler. Ziyarette, Dr. Akkan Suver ve Cafer Okray Tacikistan’ın Ankara Büyükelçisi Mahmadali Rajabiyon’a 7-9 Temmuz 2021 günleri gerçekleşecek 24. Avrasya Ekonomi Zirvesi ile ilgili bilgi sundu. Dr. Akkan Suver, 24. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne Tacikistan’ın katılımını büyük önem verdiklerini vurguladı.
Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun
Bir erkeği eğitirseniz, bir adamı yetiştirmiş olursunuz. Bir kadını eğitirseniz, bir nesli yetiştirmiş olursunuz. Bu düşüncenin aydınlığında eşit, kalkınmış ve hakkını arayabilen mücadeleci kadınlarla yarınlara ulaşmak dileğiyle Marmara Grubu Vakfı olarak sivil toplum kimliğimizle Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyoruz.
Marmara Grubu Vakfı AB ve İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver'in; Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bugün İzmir'de yayınlanan Gözlem Gazetesi'ndeki makalesini aşağıda bulacaksınız.
2020’NİN KADIN BİLANÇOSU
2020 yılını COVID-19 pandemisi ile mücadele ederek geçirdik. Maske, mesafe, hijyen, aşı derken, 2021 yılının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne geldik. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kadınların kazanımlarının kutlandığı, cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratma ve harekete geçirme çağrıları ile birlikte eylem yapıldığı gün.
Ancak bu yıl ülkemizin kadın erkek eşitliği karnesini görmek için araştırmaların sonuçlarına baktığımızda, hiç beklemediğimiz bir gerçekle karşılaşıyoruz. Azaldığını umduğumuz "kadına şiddet" virüsü toplumda yıldan yıla artarak yayılıyor... Ne yazık ki sonuçlar bize kadın cinayetlerinin, son on yılda tam üç kat arttığını gösteriyor
Bu korkutucu sonuçlara bakınca anlaşılıyor ki Pandemi nedeniyle zorunlu evde kalma hali, ev içi şiddete maruz kalan kadınlar ve çocuklar için gittikçe tehlikeli bir hale dönüyor. Ev içinde şiddete uğrayan kadınlar ve çocuklar yakınlarının, resmi ve sosyal destek kurumlarının müdahalesinden uzak kalıyor. Ev içi şiddet olgularında, bireyin fail ile daha uzun süre vakit geçirmeye mecbur olması, sosyal çevresinden yoksun kalması, işsizlikle birlikte evde ekonomik güçlüklerin artması, işsizlikle birlikte artan alkol tüketimi, pandemide kadına ve çocuklara yönelik şiddeti arttıran faktörlere dönüşüyor.
Pandemi sürecinde Kadın kuruluşlarının "bu bir cins kırımıdır, meclis göreve!" "meclis özel gündemle toplanmalıdır" çağrılarına ise kulaklar sağır kalıyor.. Kadın örgütleri tek tek ve birlikte oluşturdukları "Eşitiz" platformu ile çağrılarına devam ediyorlar… Güçlü bir çığlık haline dönüşen bu çağrılar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde eylemlerle sokaklara, meydanlara taşacaktır. Umarım bu çığlıklar, Allah korkusu kalmayan vicdanlara, adalet terazisini elinde tutanlara, milleti temsil ettiklerini söyleyenlere önce insan olduklarını, kadın erkek insanların eşit doğduğu gerçeğini hatırlatır...
Günümüzün erkek cinsini ve cahilleri, okumuşlara ve kadına üstün gören popülist politikaları; bunların topluma olumsuz etkileri; korku ile baskılanan medyanın, kurumların ve halkın bu duruma sessiz kalması; salgın yönetimi politikalarının olumsuz etkileri ile birleşince, kadına ve çocuklara yönelik şiddet pandemisi de, dışarıdaki Covid 19 salgın tehlikesi kadar ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkmaya başlıyor.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2020 yılı raporuna göre; bu yıl 300 kadın öldürüldü. 171 kadının ölümü de kayıtlara "şüpheli" olarak geçti. Binlerce kadın şiddete maruz kaldı. Öldürülen kadınların yüzde 60'ı en güvenilir yerlerde, evlerinde, yakınları tarafından öldürüldü… Şiddet mağduru kadınların anlattıklarına göre, kolluk kuvvetleri, bakanlığa bağlı kurumlar, sağlık kurumları ve savcılığın kadınlara gerektiği ölçüde yardım eli uzatmadığını gösteriyor.
Kadın derneklerinin anlattıklarına göre ise, kadın cinayetlerinin artması önlemleri ve cezaları kapsayan İstanbul Sözleşmesinin ve 6284 sayılı kadınlara yönelik şiddeti önleme yasasının uygulanmamasından kaynaklanıyor. İstanbul Sözleşmesi 2014 yılında yürürlüğe girmesine rağmen, toplum yapısına tehdit oluşturduğu gerekçesiyle politikaları etkileyen muhafazakâr kesimin, cemaatlerin eleştirilerinin hedefinde… Gerçekte istatistikler bize şiddet faktörünün nasıl hem aileyi, hem de toplum yapısını içten içe kemirdiğini, tehdit ettiğini gösterse de, kadınları erkeklere “biat" eden köleler görmekte ısrarlılar.
Ülkemizde son on yılda üçe katlanan kadın cinayetlerinin adı "cins kırımı" haline dönüşmüştür. Uluslararası değerlendirmelere bakıldığında, Türkiye’nin 2006 yılında 105. sırada bulunduğu Dünya Ekonomik Forumu Cinsiyet Eşitliği Endeksinde 2020 yılında 153 ülke arasında 130. sırada yer aldığı görülmesinden utanıyoruz.
Asırlardır devam eden kadına yönelik şiddet pandemisini durdurmak için cezasızlığın son bulmasını, kadınların şiddetten korunması için en kapsamlı yasal standart olarak kabul edilen İstanbul Sözleşmesi’nin bütün maddeleriyle hayata geçirilmesini, 6284 sayılı yasanın etkin bir biçimde uygulanmasını, cinsiyet eşitliğini sağlayacak hak temelli adımların atılmasını istemek kadın erkek bütün toplumun talebi olmalıdır diyerek; Eşitlik mücadelesi için can veren, hapislere atılan, şiddete uğrayan bütün kadınları saygıyla selamlıyorum.
Dr. Akkan Suver’e Büyük Onur. Suver Montenegro Karadağ Vatandaşı oldu. Montenegro Karadağ Liyakat Madalyası ile taltif edildi.
Karadağ’a bir çalışma ziyaretinde bulunan Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver Montenegro (Karadağ) ziyareti sırasında Montenegro (Karadağ) Devleti'nin büyük bir jestiyle karşılaştı. Karadağ Devleti Dr. Akkan Suver’i Vatandaş yaptı. Karadağ Pasaportu verdi. Karadağ liyakat Madalyası sundu.
Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Đukanović tarafından Cumhurbaşkanlığı’nda pandemi dolayısıyla tertiplenen sade bir törenle Devlet Liyakat Madalyası ve Pasaportu kendisine takdim edilen Dr. Akkan Suver’e hitaben bir konuşma yapan Milo Đukanović özetle şunları söyledi: "- Siz Montenegro (Karadağ)’ya oniki yıl yüksek seviyede hizmet ettiniz. Büyük başarılara imza attınız.
Bizim İstanbul' da resmi konsolosluk açmamızla sizin oniki yıl süren göreviniz sona erdi.
Ama Montenegro (Karadağ) Devleti sizin hizmetlerinizi unutmadı. Önce Sizin Fahri Konsolosluk görevinizin devamını arzuladık. Ve Sizi Balıkesir Fahri Konsolosu yaptık. Şimdi ise Sizin hizmetlerinize küçük bir karşılık olarak Sizi Montenegro (Karadağ) vatandaşı yaptık. Bu arada Siz, Montenegro’yu başarıyla temsil ederken, bizim dışımızda, Balkanlarda, Kafkaslarda, Orta Asya 'da barış için büyük hizmetler de yapmaktasınız. Bunları da göz önüne alarak bir barış adamı olarak Size Montenegro Liyakat Madalyası da vermeğe karar verdik, şimdi Madalyanızı da takdim ediyorum."
Dr. Akkan Suver duyduğu memnuniyeti ve teşekkürü Cumhurbaşkanı Milo Đukanović’e yaptığı teşekkür konuşmasında belirtti. Dr. Akkan Suver özetle, İnanıyorum ki, bu bana daha büyük sorumluluklar yüklemiş bulunmaktadır.
Bundan böyle Zat-ı Ali'nize Vatandaşınız olarak Cumhurbaşkanım diye hitap edeceğim. Cumhurbaşkanım, bir vatandaşınız olarak on üç yıldır fahri konsolos olarak temsil ettiğim ve etmekte olduğum Montenegro’yu (Karadağ) bundan böyle bir vatandaşınız olarak temsil edeceğim. Şahsınızda Montenegro (Karadağ) Devleti' ne ve Milleti'ne teşekkür ediyorum., Lütfettiniz vatandaş yaptınız. Pasaportumu verdiniz. Şimdi de Madalyamı ve beratımı veriyorsunuz. Bana yapılan bu jest gerçekte büyük bir vefa örneğidir.
Ne mutlu Sizlere ki, dostlarınızı unutmuyorsunuz. Burada sergilediğiniz yüksek vefa her türlü takdirin üzerinde bir insanlık davranışıdır. Ben bunları, Eşim, Evlatlarım, Ailem adına olduğu kadar yıllardır şerefle başkanlığını yapmakta olduğum, Türk sivil toplumunu temsil eden Marmara Grubu Vakfı adına da almanın minnettarlığı içindeyim. Size ve yüksek şahsınızda Montenegro (Karadağ) Devleti’ne ve halkına bir defa daha teşekkürlerimi sunuyorum"
Dr. Akkan Suver'in Ödül Merasimi’nde Montenegro (Karadağ) eski İçişleri Bakanı Jusuf Kalemperovic ile (E) Büyükelçi Branko Milic de hazır bulundular.
Töreni izlemek için linki tıklayabilirsiniz.
http://predsjednik.me/view_page.php?id=1351
