Marmara Grubu Vakfı Logosu
Marmara Grubu Vakfı · Haber Arşivi

Haber Arşivimiz

Geçmiş dönem haberlerimiz · Arşiv sayfası 245/388

1 Ekim 2018

23. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

23. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

22. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ ÖZETLERİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

22. Avrasya Ekonomi Zirvesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım'ın katılımıyla çalışmalarına başladı. Zirve'nin açılışını yapan Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver, Avrasya Ekonomi Zirveleri artık bir gelenek haline gelmiştir, dedi. Zirve'ye Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ilham Aliyev, Karadağ Cumhurbaskanı Milo Dukanovic, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Bosna Hersek Başbakanı Denis Zvicdic birer mesaj gönderdiler.Zirvenin açılışında söz alan İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe OSBÜK Genel Başkanı Memiş Kütükcü ayrı ayrı güçlü Türkiye mesajı verdiler.

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver de Zirve’yi, 22 yıldır aralıksız olarak gerçekleştirdiklerini belirterek, etkinliğin artık gelenekselleştiğini söyledi.

Zirvenin Türkiye için bugünün şartları içerisinde bir fırsat sunduğunu dile getiren Dr. Suver, özellikle Türkiye'nin teröre karşı verdiği mücadelenin anlatılması için bu zirvenin uygun bir platform olduğunu anlattı.

Dr. Suver, Türkiye'nin teröre karşı verdiği mücadeleden bahsederek, ayrıca Karadeniz ve Akdeniz'de yapılması istenen oldubittiye izin verilmeyeceğini bildirdi.

Vakıf olarak AB'yi her zaman savunduklarını dile getiren Dr. Suver, AB'yi istikrar, refah ve barış kültürü olarak gördüklerini söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım 22'nci Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde yaptığı konuşmasında; "Dünyada göç ve mültecilik sorunlarını çözmenin yolunun yüksek duvarlar örmek değil dünyada yaşanan adaletsizlikleri kötü yönetimi ve gelir dağılımındaki uçurumu ortadan kaldırmaktan geçer" dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım bu yıl 22'incisi düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi'ne bu sene de yerli ve yabancı çok sayıda konuk katıldı. Zirvede bir konuşma yapan Yıldırım, bütün çabaların ülkeleri barışa ve huzura kavuşturmak olduğunu belirterek "Bütün bu çabalar ülkelerimizi bölgelerimizi barışa huzura ulaştırmak içindir. İçinde bulunduğumuz coğrafya savaşla terörle şiddetle anılması tabi ki dünyanın başka bölgeleri için bir avantaj olabilir bir çıkar olabilir. Ancak biz çözüm odaklı olarak bu işlere yaklaşmak mecburiyetindeyiz" dedi.

Yıldırım konuşmasında bölgede yaşanan çatışma ve savaşlara da değinerek "Bir sorun olduğunda aklımıza önce savaş ve çatışma gelmemeli bu noktada öncelikle bölge ülkeleri arasında anlaşmazlığa kavgaya neden olan konuların ele alınması şarttır. Dikkat ederseniz her türlü terör karışıklık ve anlaşmazlığın yoğunlaştığı bölge yine Avrasya bölgesidir" diye konuştu.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Marmara Grubu Vakfınca düzenlenen 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin "Popülizm" başlıklı oturumunda yaptığı konuşmada, popülizmin dünyada çok konuşulan ve güncel olduğu kadar da kaygı verici bir konu olduğunu dile getirdi.

Popülizm gelişirken sadece liberal demokrasiyi geriletmediğini, demokrasinin temel ilkelerini, niteliklerini zayıflattığını bunun çok tehlikeli, kaygı verici olduğunu belirten Gül, "Hepimiz biliyoruz ki uzun süren Soğuk Savaş dönemi bittikten sonra 1989'da Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra 1991'de Sovyetler dağıldıktan sonra demokrasi, özgürlükler çok geniş bir alana yayılmaya başladı. Temel hak ve özgürlüklerden insanlar daha çok yararlanmaya başladı. Hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde devletler yeniden yapılandırılmaya başlandı. Anayasaları yeniden yazıldı. Anayasalar yazılırken demokratik hukuk devleti nasıl olunur, bu konuda çok önemli adımlar atıldı." diye konuştu.

Ancak 21. yüzyılın ikinci 10 yılında işlerin biraz geri gitmeye başladığını, popülist hareketlerin dünyanın bir çok yerinde yükseldiğinin görüldüğünü aktaran Gül, bir çok gelişmekte olan ülkenin, demokratik standartlarını, hukuk standartlarını yükseltmek için mücadele verirken, köklü reformlar hedeflenirken, birden bire gerilemeye başladığına dikkati çekti.

TEŞEKKÜRLERİMİZLE 

 

1 Ekim 2018

22. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

22. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

22. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ ÖZETLERİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

22. Avrasya Ekonomi Zirvesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım'ın katılımıyla çalışmalarına başladı. Zirve'nin açılışını yapan Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver, Avrasya Ekonomi Zirveleri artık bir gelenek haline gelmiştir, dedi. Zirve'ye Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ilham Aliyev, Karadağ Cumhurbaskanı Milo Dukanovic, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Bosna Hersek Başbakanı Denis Zvicdic birer mesaj gönderdiler.Zirvenin açılışında söz alan İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe OSBÜK Genel Başkanı Memiş Kütükcü ayrı ayrı güçlü Türkiye mesajı verdiler.

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver de Zirve’yi, 22 yıldır aralıksız olarak gerçekleştirdiklerini belirterek, etkinliğin artık gelenekselleştiğini söyledi.

Zirvenin Türkiye için bugünün şartları içerisinde bir fırsat sunduğunu dile getiren Dr. Suver, özellikle Türkiye'nin teröre karşı verdiği mücadelenin anlatılması için bu zirvenin uygun bir platform olduğunu anlattı.

Dr. Suver, Türkiye'nin teröre karşı verdiği mücadeleden bahsederek, ayrıca Karadeniz ve Akdeniz'de yapılması istenen oldubittiye izin verilmeyeceğini bildirdi.

Vakıf olarak AB'yi her zaman savunduklarını dile getiren Dr. Suver, AB'yi istikrar, refah ve barış kültürü olarak gördüklerini söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım 22'nci Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde yaptığı konuşmasında; "Dünyada göç ve mültecilik sorunlarını çözmenin yolunun yüksek duvarlar örmek değil dünyada yaşanan adaletsizlikleri kötü yönetimi ve gelir dağılımındaki uçurumu ortadan kaldırmaktan geçer" dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım bu yıl 22'incisi düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi'ne bu sene de yerli ve yabancı çok sayıda konuk katıldı. Zirvede bir konuşma yapan Yıldırım, bütün çabaların ülkeleri barışa ve huzura kavuşturmak olduğunu belirterek "Bütün bu çabalar ülkelerimizi bölgelerimizi barışa huzura ulaştırmak içindir. İçinde bulunduğumuz coğrafya savaşla terörle şiddetle anılması tabi ki dünyanın başka bölgeleri için bir avantaj olabilir bir çıkar olabilir. Ancak biz çözüm odaklı olarak bu işlere yaklaşmak mecburiyetindeyiz" dedi.

Yıldırım konuşmasında bölgede yaşanan çatışma ve savaşlara da değinerek "Bir sorun olduğunda aklımıza önce savaş ve çatışma gelmemeli bu noktada öncelikle bölge ülkeleri arasında anlaşmazlığa kavgaya neden olan konuların ele alınması şarttır. Dikkat ederseniz her türlü terör karışıklık ve anlaşmazlığın yoğunlaştığı bölge yine Avrasya bölgesidir" diye konuştu.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Marmara Grubu Vakfınca düzenlenen 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin "Popülizm" başlıklı oturumunda yaptığı konuşmada, popülizmin dünyada çok konuşulan ve güncel olduğu kadar da kaygı verici bir konu olduğunu dile getirdi.

Popülizm gelişirken sadece liberal demokrasiyi geriletmediğini, demokrasinin temel ilkelerini, niteliklerini zayıflattığını bunun çok tehlikeli, kaygı verici olduğunu belirten Gül, "Hepimiz biliyoruz ki uzun süren Soğuk Savaş dönemi bittikten sonra 1989'da Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra 1991'de Sovyetler dağıldıktan sonra demokrasi, özgürlükler çok geniş bir alana yayılmaya başladı. Temel hak ve özgürlüklerden insanlar daha çok yararlanmaya başladı. Hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde devletler yeniden yapılandırılmaya başlandı. Anayasaları yeniden yazıldı. Anayasalar yazılırken demokratik hukuk devleti nasıl olunur, bu konuda çok önemli adımlar atıldı." diye konuştu.

Ancak 21. yüzyılın ikinci 10 yılında işlerin biraz geri gitmeye başladığını, popülist hareketlerin dünyanın bir çok yerinde yükseldiğinin görüldüğünü aktaran Gül, bir çok gelişmekte olan ülkenin, demokratik standartlarını, hukuk standartlarını yükseltmek için mücadele verirken, köklü reformlar hedeflenirken, birden bire gerilemeye başladığına dikkati çekti.

TEŞEKKÜRLERİMİZLE 

 

1 Ekim 2018

22. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

22 Yıllık Bir Barış ve Diyalog Projesi

Geleceğe Sorumluluk

 

"Demokrasiyi kurgulayabilmek için sivil toplum vazgeçilmez ön koşuludur. Sivil toplum öyle bir toplumdur ki, bir problem çıktığı zaman, o problem ne türden olursa olsun, insanlar gönüllü şekilde bir araya gelirler, kaynaklarını, bilgilerini, enerjilerini birleştirip seferber ederek o problemin çözümü için çalışırlar."

Alexis de Tocqueville

"Democracy in America"

 

Marmara Grubu Vakfı olarak, sivil toplum kimliğimizle barış, istikrar ve refahın bölüşülmesi için ulusal ve uluslararası alanda çalışmaları gerçekleştirmeyi sürdürmekteyiz.

 

Teknolojinin siyasetin yerini aldığı ve yapay zekanın bizleri makineleşme ortamına sürüklediği günümüzde Marmara Grubu Vakfı olarak toplumsal bilinci ve gönüllülüğü geliştirmeye çalışmaktayız.

 

Ortak bakış, ortak çıkar, ortak duyarlılık ve ortak talep temelinde gönüllü olarak bir araya gelerek devlet dışında kalan alanlarda etkinlikler gerçekleştiren Marmara Grubu Vakfı, demokrasinin ve serbest piyasa ekonomisinin yaşamasına büyük özen ve dikkat göstermektedir.

 

Toplumsal sorunlarla uğraşırken şeffaflığa ve hesap verebilirliğe özen ve dikkat göstermekteyiz.

Sivil anlayışı, siyasal toplumun karşıtı olarak değerlendirmek de yanlıştır. Zira sivil düşünce bağımsız ve kendine özgü kuralları olan bir anlayış ve anlatış biçimidir.

 

Marmara Grubu Vakfı olarak 33 yıldır dikkatle ve özenle barış yolunda kültürel bir birliktelik yaratmak için çalışmaktayız.

 

Bugün 17 ülke ile yüksek ilişkiler içinde olan ve uluslararası alanda saygın partnerlerle çalışmalarını sürdüren Marmara Grubu Vakfı, yirmi iki yıldır, bir barış ve diyalog projesi olarak Avrasya Ekonomi Zirvelerini gerçekleştirmektedir.

 

22. Avrasya Ekonomi Zirvesi

 

"TEKNOLOJİNİN GELİŞİMİ VE İNSANLIĞI BEKLEYEN GELECEK"

ENERJİ'DE, EKONOMİ'DE YAPAY ZEKÂNIN ROLÜ NEDİR? DİNLERİN TEKNOLOJİNİN GELİŞİMİNE ETKİSİ OLABİLİR Mİ?

 

Bugün dünyaya gelenlerin 22. yüzyılda yaşayacaklarını varsayarak, yapay zekânın çözüm mü tehdit mi oluşturacağının sorumluluğu içinde enerjide, ekonomide ve sosyal hayatta teknolojinin gelişimini ve insanlığı bekleyen geleceği 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde "Geleceğe Sorumluluk" başlığı altında ele alacağız.

 

Gene 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde geleceğe dinlerin etkisi ne olabilir? sorusuna da cevap bulmaya çalışacağız.

 

Küreselleşme düşüncesinin sahip değiştirdiği dünyamızda Bir Kuşak-Bir yol düşüncesinin yol haritasında oluşacak yeni küresel boyutları da tartışmaya açacağız.

 

Popülizm kültürünün ulaştığı doruk noktada geleceğimizi şekillendirecek popülist tartışmaların boyutlarını da ele alacağız.

 

YAPAY ZEKÂ ÇÖZÜM MÜ? TEHDİT Mİ? 

 

Dünya dengesiz bir gidiş içinde!

 

Bir dijital bilgisayar gibi işlemeyen, ancak insan beyninin görevlerini tamamladığı analog yılı taklit eden yapay zeka nerede, nasıl bir yer alacaktır?

 

Enerji verimliliği, ölçülebilirlik ve paketleme yoğunluğu açısından bugün sınırsal işlevselliğe sahip yapay zekanın ses tanıma, desen tanıma özellikleri nereye varacak?

 

Bu konuları da 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde tartışmaya açacağız.

 

Afrika'da içme suyunun geleceği söz konusu iken bir başka ülkede Mars'ta maden kaynaklarının paylaşılmasının hesabı yapılmakta benim ülkemde de yerli otomobilin imalatı konuşulmaktadır.

 

Küreselleşmenin ve teknolojik gelişmenin sonucu meydana gelecek değişiklikleri ve bu değişiklikten kaynaklanan ve yaygınlaşan terörizm konusuyla ele alacağız.

 

 

Teknolojinin inanılmaz gelişmesiyle ortaya çıkan yapay zekâyı değerlendireceğiz.

 

Dinlerin teknolojinin ilerlemesine, terörizmin rahatsızlığına karşı etkisi ne olabilecektir?

 

 

Bütün bu maddi konuları maneviyat olarak da dinlerin etkisi ne olabilir diyerek konuşacağız.

 

  
SU ve ENERJİ

Su hayattır. Suya muhtaç bir yaşam döngüsü içinde bulunmamıza rağmen dünyadaki suların ancak %2,5'i tatlı sudur. Bunun da %70'i buzullarda, toprakta, atmosferde, yeraltı sularında bulunur ve kullanılamaz durumdadır. Diğer taraftan nüfusun hızla artması, buna karşılık su kaynaklarının sabit kalması sebebiyle su ihtiyacı her geçen gün artmakta ve suyun stratejik önemi gün geçtikçe en üst seviyeye çıkmaktadır.

 

Dünyada kişi başına su tüketimi yılda ortalama 800 m3 civarındadır. Dünya nüfusunun yaklaşık %20'sine karşılık gelen 1,4 milyar insan yeterli içme suyundan mahrum olup, 2,3 milyar kişi sağlıklı suya hasrettir.

 

Buna ek olarak, 2050 yılında su sıkıntısı çeken ülkelerin sayısı 54'e, bu şartlarda yaşamak zorunda kalan insanların sayısı 3,76 milyara yükselecektir. Bu durum 2050'de 9,4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun %40'ının su sıkıntısı çekeceği anlamına gelmektedir.

 

Suyun canlı yaşamı için bu kadar önemli olmasının yanı sıra ülkelerin ekonomilerine doğrudan ettiği de önemli bir gerçektir. Su aynı zamanda üretim ve enerji anlamına da gelir ki enerji, her ülke için kalkınma, refah, istikrar ve hayat kalitesi demektedir. Su enerjisi alanında yaşamakta olduğumuz ve karşılaşacağımız problemleri 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde masaya yatıracağız.

 

KÜRESELLEŞMENİN YENİ BOYUTLARI

 

Uluslararası bir düşünce etkinliği olarak dünyada kabul gören Avrasya Ekonomi Zirveleri'nin yirmi ikincisinde Çin, Hindistan gibi yeni küresel aktörlerin jeopolitik yapının değişimini sağlayıp sağlayamayacağını da tartışacağız.

 

Toplam nüfusları üç milyona yaklaşan Çin ve Hindistan'ın pazar payları, birleşik ticaret alanlarının uluslararası arenada genişlemiş Avrupa Birliği ile ilişkisi ne olacaktır?

 

Küreselleşme gelecekte her şeyi içine alan ve etkileyen mega-trend bir güç olmayı sürdürecek midir?

 

Küreselleşmenin geleceğinde hükümetlerin, hükümetler dışı aktörlerin, özel şirketlerin ve STK'ların ne gibi etkisi olacaktır?

 

Gelecek yaygın güvensizlik hissini nasıl yok edebilecektir?

 

 
POPÜLİZM
 

Küresel kabul görüşlere karşı oluşan popülizmin nerelere ulaşacağını gündeme taşıyacağız.

 

ABD ve Avrupa başta olmak üzere, küresel çapta yükselen, fakat aslıyla pek ilgisi kalmamış olan ve günümüzde halkın bir kısmının halkın tamamı olduğunu idea ettiğini çarpık popülizm dalgasının etkileri gelecekte nereye ulaşacak? 

 

Bütün bunları enerji kaynaklarının geleceği ile ekonominin varacağı boyutlarla konuşmaya açacağız. 

 

Sürdürülmekte olan ekonomik gelişme, askeri kapasitenin artırılması ve yüksek nüfuslu ülkelerin ekonomik ve politik güçlerinin hızlı yükselişleri, beklentilerinin karşılığı olabilecek mi?

 

28 Eylül 2018

Çin Milli Günü Kutladı

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Cui Çırağan Sarayı’nda bir resepsiyon vererek Çin Milli Günü’nü kutladı. İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin ile mülki ve askeri erkanla İstanbul’da bulunan diplomatik misyon şeflerinin de katıldığı Resepsiyonda Dr. Akkan Suver, Müjgan Suver ve Av. Serhat Tabanca da Marmara Grubu Vakfı’nı temsil etti.

27 Eylül 2018

İtalyan Ticaret Ataşesi’ne ziyaret

Marmara Grubu Vakfı Denetleme Kurulu Üyesi Av. Serhat Tabanca 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi tanıtım ziyaretleri çerçevesinde İtalyan Ticaret Ataşesi Giovanni Turturiello’yu makamında ziyaret ederek bilgi sunumunda bulundu. Av. Serhat Tabanca, İtalya’nın katılımına verilen önemi de ziyarette Ataşe Turturiello’ya anlattı.