Marmara Grubu Vakfı Logosu
Marmara Grubu Vakfı · Haber Arşivi

Haber Arşivimiz

Geçmiş dönem haberlerimiz · Arşiv sayfası 258/388

14 Nisan 2018

DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN EŞİTLİK KÜLTÜRÜNE ETKİLERİ -EZBER BOZAN KADINLAR oturumu yapıldı

21. Avrasya Ekonomi Zirvesi çalışmaları çercevesinde düzenlenen 5. Oturumda; Dijital Dönüşümün Eşitlik Kültürüne etkileri “Ezber Bozan Kadınlar” çalıştayı Müjgan Suver’in konuşmasıyla çalışmalarına başladı.

Gazeteci Gurbet Kalay Zorba, Gazeteci Nur Batur ve Gazeteci Zeynep Oral’ın moderatörlüğünde yapılan toplantı KKTC Cumhurbaşkanı’nın eşi Meral Akıncı’yla Zeynep Oral’ın söyleşisiyle çalışmalarına başladı. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın eşi Meral Akıncı, dijital teknolojinin gelişmesinden kadınların yeterince faydalanamadığını dile getirerek, kadınların talepkar olması gerektiğini söyledi.
Meral Akıncı,“Kadınlar bilgi ve iletişim teknolojisinden yararlanma, bizzat kendileri de yenilikler ve çözümler yaratma hakkına sahiptir. Her alanda engelleri ortadan kaldırdıkça, kadınlar da öğrenme, öğretme, katılım, paylaşım, liderlik ve öncülük yapabileceklerdir. Bu bağlamda engelleri ortadan kaldırmak için harekete geçmeliyiz” dedi.


Akıncı, teknolojinin, dünyayı ve insanları internetten cep telefonlarına kadar yeni ve yenilikçi yollarla birbirine bağladığını, giderek eğitimden çalışma hayatına, politikadan yaratıcılığa, erişimden sanal gezinmeye, insan varlığının her yönünün daha önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.
Yapılan araştırmaların, teknolojik gelişmelerle doğru orantılı olarak modern eşitsizliklerin ortaya çıktığına da işaret ettiğini söyleyen Akıncı, “Bugün modernizmin demokrasi, teknoloji ve kültür olmak üzere üç ayağı bulunmaktadır. Ancak içinde yaşadığımız zamanlarda bunların her zaman paralel geliştiğini söyleyemeyiz. Halbuki bu değerlerin ancak birlikte gelişmesi halinde kadın ve genelde tüm insanlık ilerleyebilir” dedi.
“YETER Kİ DÖNÜŞÜMÜ TALEP EDELİM”
Geleneksel yapıların toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körüklediğini ve geleneksel rollerin kadınları bu eşitsizliğin içine hapsettiği erkek egemen bir dünyada yaşandığını kaydeden Meral Akıncı, şöyle konuştu:
“Fakat arzuladığımız dönüşüm bize tahmin edemeyeceğimiz kadar çok yakın. Yeter ki bu dönüşümü talep edelim. Teknolojik gelişmelerin ardında yatan hızın sebebi, halkın talepkarlığı ve azla yetinmemesidir. İlk cep telefonu ortaya çıkınca, çanta boyutundaki hantal aletlerle yetinmiş olsaydık, bugün kol saati boyutunda akıllı telefonlar söz konusu olmazdı. Toplumsal cinsiyet eşitliğinde aynı ticari motivasyon olmasa da, halkın ve özellikle mevcut sistemden zarar gören kadınların bu yöndeki talebi günden güne artmalı ki, gelişim ve dönüşüm mümkün olsun.”
Teknolojinin, kadınların tüm toplumsal sektörlere katılımı noktasında büyük önem taşıdığını vurgulayan Meral Akıncı, toplumsal cinsiyet, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişebilme ve bu teknolojileri nitelikli olarak kullanabilme açısından önemli bir değişken olarak görüldüğünü söyledi.
Araştırmalar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde erkeklerin internet ulaşım ve kullanımında kadınlardan daha avantajlı durumda olduklarını gösterdiğini de kaydeden Akıncı, bu durumun kadını hem erkeklere hem de gelişmiş ülkelerdeki hemcinslerine nazaran dezavantajlı duruma düşürdüğünü belirtti.
Meral Akıncı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinde internet kullanım oranlarında görülen fark ve farkın keskinliğinin ülkelerin sosyo-ekonomik durumuna göre de değişiklik gösterdiğini, gelişmişlik ve refah seviyesi düştükçe cinsiyetler arasındaki eşitsizliğin de keskinleştiğini söyledi.
Akıncı konuşmasında şunları kaydetti:
“İlk bakışta internet veya teknolojiye ulaşabilme, okuryazarlık veya yoksulluk kadar önemli gelmeyebilir; yalnız çağımızda bunları etkin kullanamamak önceki çağların okuryazarlığına denk olup, toplumsal ilerlemenin önünde en büyük engellerdendir. Kadınların bu olanaklara ulaşmasına daha az izin verilmesi eğitim, bilgi, insan hakları, yasalar, siyaset ve sağlık ve şifalara ulaşımlarını ve katılımlarını kaçınılmaz olarak zorlaştırır. Küresel teknoloji devriminin dışında bırakılan kadınlar, yaratıcılar olarak değil ekonominin tüketici ayağı olarak kabul edilmektedir.”
“KIZ ÇOCUKLARINA DAHA FAZLA YATIRIM YAPILMALI”
Kadınların zihniyetlerindeki cam tavanların yansıra, kurumsal cam tavanlar, bilgisayar virüsleri gibi, görünmeyen, dokunulmayan engeller de bulunduğunu ifade eden Akıncı, teknolojik gelişmelerin bu tavanları kırabilmesinin tek yolunun, bunun farkındalığını taşıyan herkesin bu yönde sorumluluk alması olduğunu kaydetti.
Akıncı, sorunun farkına vararak, kız çocuklarına daha fazla eğitim yatırımı yaparak, geride kalan kadınları teknolojik gelişim maratonunun içine sürekli dahil ederek ezber bozmanın mümkün olduğunu da anlattı.
TEKNOLOJİNİN OLUMSUZ KULLANILMASI
Kadına yönelik şiddetin boyutuna teknolojinin nasıl etki ettiğini de gözden kaçırmamak gerektiğini kaydeden Meral Akıncı, teknolojinin olumsuz kullanılmasına da değindi.
Akıncı, “Kadınların rızaları dışında çekilen görüntüleri, bunların paylaşımı, tehdit ve cebir olarak kullanılmaları, sosyal medya araçlarından yapılan sözel şiddet ve aşağılamalar, teknolojik araçlarla kadınların ısrarlı takip edilmesi ve benzeri teknolojiye dayalı şiddet türlerini sayabiliriz. Bu bağlamda, eğer teknoloji bir istismar ve şiddet aracı olarak kullanılıyorsa, teknolojinin şiddete karşı verilen mücadelede üstlenmesi gereken rol ve sorumluluk da o oranda güçlü olmalıdır. Biz de bu yöndeki taleplerimizi her daim yüksek tutmalıyız. Gerek sivil toplumda, gerekse parçası olduğumuz özel veya kamu kuruluşlarında işbirliği yaptığımız, hizmet aldığımız teknolojik kurumlardan bu bağlamdaki sorumluluklarını yerine getirmelerini talep etmeliyiz” diye konuştu.
“ENGELLERİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN HAREKETE GEÇMELİYİZ”
Genelde erkeklerin domine ettiği teknoloji dünyasında, cam tavanlarını kırıp önemli görevlere gelebilmiş kadınlara büyük rol düştüğünü ifade eden Meral Akıncı, “Kadınlar, birbirimizle bu bağları kurdukça ve bu bağlar güçlendikçe, ortak gücümüz, toplumsal dönüşüme yol açacaktır” dedi.
Meral Akıncı, “Kadınlar bilgi ve iletişim teknolojisinden yararlanma, bizzat kendileri de yenilikler ve çözümler yaratma hakkına sahiptir. Her alanda engelleri ortadan kaldırdıkça, kadınlar da öğrenme, öğretme, katılım, paylaşım, liderlik ve öncülük yapabileceklerdir. Bu bağlamda engelleri ortadan kaldırmak için harekete geçmeliyiz. Zamanı şimdidir” şeklinde konuştu.
Teknolojiyi de yakından takip ettiğini kaydeden Akıncı, dijital değişimin ve teknik donanımın, kadın yaşamını olumlu etkileyeceğini kaydetti. Dünyada ailelerin genellikle ataerkil bir yapıya sahip olduğunu belirten Akıncı, kadınların dijital tekniğe ulaşamamasının da eşitsizliğe neden olduğunu dile getirdi.
Uzaydan dahi sesli-görüntülü konuşmanın yapıldığı günümüzde, şiddet gören kadınların gerekli yerlere telefonla dahi ulaşamamasının sorgulanması gerektiğini de kaydeden Akıncı, kadınların dijital teknolojinin getirdiği fırsatlardan faydalanması gerektiğini söyledi.
“Cinsiyet eşitliğini talep etmek zorundayız” diyen Akıncı, modern hayatın, kültür, demokrasi ve teknoloji olarak üçayağı olduğunu, teknolojinin büyük talep eşliğinde bugüne geldiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da, söyleşinin ardından, toplantılarının verimli geçmesini temenni ederek, tüm katılımcılara teşekkür etti.

Daha sonra Element Strateji ve Yönetim Danışmanlık Ortağı Dr. Gülfem saydan Sanver, Ressam Su Yücel, Hürriyet Gazetesi Yazarı Ayçe Bükülmeyen, CHP Ankara Milletvekili - Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Grubu Üyesi Gülsün Bilgehan, Unilever IT Departman Sorumlusu Şebnem Gürler-Oakman, Gazeteci - Yazar - İyi Parti GİK Üyesi ve Genel Başkan Danışmanı Ayşe Sucu, Arya Women Investment Platformu Genel Sekreteri Deniz Duygu, Turkishwin Direktörü Mine Yücesoy, Sustineo Kurucu Ortağı Gülin Yücel, Belçika Parlamentosu Üyesi Özlem Özen, Hukukçu Ece Güner Toprak ayrı ayrı söz aldılar.

 

DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN EŞİTLİK KÜLTÜRÜNE ETKİLERİ

"EZBER BOZAN KADINLAR"

İstanbul WOW Otel

12 Nisan 2018, Perşembe, 10:00 - 13:00

SONUÇ BULGULARI- ÖNERİLER

Marmara Grubu Vakfı, 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi "Dijital Dönüşümün Eşitlik Kültürüne Etkileri - EZBER BOZAN KADINLAR" oturumunda akademi, siyaset, medya, özel sektör alanlarından gelen 200 katılımcı ve 18 konuşmacının yer aldığı interaktif panel ve söyleşilerin nihayetinde, aşağıdaki sonuç bulgularını ve önerilerini kamuoyu ile paylaşır:

               ·  Bilgi iletişim teknolojileri ve dijital dönüşüm bütün dünyada kalkınmayı ilerletecek bir güç olarak görülmektedir. Bu nedenle bu dijital teknolojilerin kullanılmasının yayılması çalışmaları hem ülkelerin iç politikalarında bir gündem maddesi haline getirilmeli hem de dijital açıklığı / dijital cinsiyet açığını kapatma çalışmaları daha strateji odaklı yürütülmelidir.

               ·  Ülkenin her yerinde ucuz ve güvenli internete erişim tüm yurttaşlar için anayasal olarak güvence altına alınmalı, erişim konusunda eşitlik sağlanması için kapsayıcı politika ve projeler hayata geçirilmelidir. Cinsiyetler arasında görülen dijital açığın kapatılması ise toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin mücadelenin önemli bir parçası olarak görülmelidir ve internet teknolojilerinin kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha etkin katılımının bir aracı olarak kullanılması yolunda adımlar atılmalıdır.

               ·  Gelişmekte olan ülkelerin hemen hepsinde, erkeklerin internet teknolojilerini kullanım konusunda kadınlardan daha avantajlı konumda olduğu görülmektedir. Aynı ülke içerisindeki kadınların ve erkeklerin kullanım oranları bile eğitim / refah seviyesi, yabancı dil bilme / kültür, kent / kır ayrımı gibi pek çok faktörden etkilenmektedir. Türkiye’de internet kullanımı hızla artmakta, ancak dijital cinsiyet açığı hala keskin bir biçimde karşımızda durmaktadır. (TUİK'in Nisan 2016 araştırmasına göre, bilgisayar ve internet kullanım oranları erkeklerde %70.5 iken, kadınlarda %51.9'dur.)

               ·  İnternet teknolojilerine kolay, güvenilir ve nitelikli erişime sahip olmamak, bilginin serbest dolaşım avantajından mahrum olmak anlamına geldiği için, bu temel bir yurttaşlık hakkı olarak görülmelidir. Bu nedenle dijital açığı ortadan kaldırmak, yalnızca teknolojik yatırımların planlanması boyutunda değil, sosyal politikalar içerisinde de ele alınmalıdır.

               ·  Teknoloji, iletişim, bilgi üretim alanlarında çalışan kamu ve özel sektör kuruluşları, politika, program ve faaliyetlerine toplumsal cinsiyet bakış açısını dahil etmelidir (toplumsal cinsiyet duyarlılığı; toplumsal cinsiyeti odağa alma). Ancak kamu ve özel sektörün yürüttüğü bu çalışmaların ülke çapında ve uzun soluklu stratejik planlara dönüşmesi gerekir.  

               ·  Ulusal ve uluslararası düzeyde politika ve projelerle, iletişim ve teknoloji sektöründeki firmaların, teknoloji ve interneti bir 'erkek alanı' olarak gören bakışı yıkacak şekilde ortak çalışmalar yürütmeli, kadın odaklı yazılımlar geliştirmeli, kadınların üst düzey sorumluluk ve yazılım alanlarında görev almaları desteklenmelidir.

13 Nisan 2018

21. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ’NE KATILANLAR İLHAM ALİYEV’İ TEBRİK ETTİLER

11 ve 12 Nisan 2018 günleri, 41 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen katılan Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, önceki Başbakan Yardımcısı Milletvekili Tuğrul Türkeş, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlut Uysal’ın da aralarında bulunduğu 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi katılımcıları oy birliğiyle aldıkları bir kararla Azerbaycan Cumhurbaşkanlığına yeniden seçilen İlham Aliyev’e bir kutlama mesajı gönderdiler.

21.Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin ikinci günü (12 Nisan 2018) sabah oturumunu açan Dr. Akkan Suver, İlham Aliyev’in Azerbaycan'da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandığını katılımcılara duyurdu.

Alkışlarla karşılanan bu haber sonrasında, 21.Avrasya Ekonomi Zirvesi katılımcıları oy birliğiyle İlham Aliyev’e bir tebrik mektubu kaleme alınmasına karar verdiler. 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde bulunan Cumhurbaşkanları’nın imzalarıyla hazırlanan tebrik mektubu Dr. Akkan Suver Başkanlığında Şamil Ayrım, Lale Aytanç Nalbant, Engin Köklüçınar, Cafer Okray ve Prof. Dr. Ahmet Samsunlu’dan oluşan bir heyetle İstanbul Azerbaycan Başkonsolosu Mesim Hajıyev’e elden takdim edildi.

Mektubu; Türkiye önceki Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül,
Makedonya Cumhurbaşkanı Sayın Gjorge Ivanov,
Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Sayın Mladen İvanic,
Bosna-Hersek Federasyon Cumhurbaşkanı Sayın Marinko Cavara,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı,
Moldova önceki Cumhurbaşkanı Sayın Petru Lucinski,
Letonya önceki Cumhurbaşkanı Sayın Valdis Zatlers,
Hırvatistan önceki Cumhurbaşkanı Sayın Ivo Josipovic,
Hırvatistan önceki Cumhurbaşkanı Sayın Stephan Mesic
Romanya önceki Cumhurbaşkanı Sayın Emil Constantinescu
Ve Romanya Prensi Radu tarafından imzaladılar.

Dr. Akkan Suver ve arkadaşları “Marmara Grubu Vakfı ve 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi adına Zat-ı Devletleri İlham Aliyev’i bir defa daha kutluyoruz ve Azerbaycan'lı kardeşlerimizi verdikleri kararlarından dolayı tebrik ediyoruz.” diyerek mektubu İstanbul Azerbaycan Başkonsolosu Mesim Hajıyev’e sundular.

 

12 Nisan 2018

Prof. Dr. Aziz Sancar 21. Avrasya Ekonomi Zirvesine mesaj gönderdi

Nobel ödüllü ünlü Türk Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar Marmara Grubu Vakfı'nın tertiplediği 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi'ne bir mesaj göndererek Zirve katılımcılarına seslendi. Nobel ödüllü ünlü Türk Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın barış ve diyalog içeren mesajını, Dr. Akkan Suver 9 Cumhurbaşkanının önünde okudu. Katılımcılar mesajı büyük bir ilgiyle dinlediler ve uzun süre alkışladılar.

Sayın Prof. Dr. Aziz Sancar
2015 Kimya Nobel Ödülü Sahibi

21. Avrasya Ekonomi Zirvesi katılımcılarına
Mensubiyetimden gurur duyduğum Anavatanım Türkiye'ye hoş geldiniz.
Bütün isteğime rağmen, bilimsel çalışmalarımı ve kısa süreliğine de olsa üniversitemi bırakamadım ve 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi'ne katılma fırsatını bulamamanın üzüntüsüyle sizleri selamlıyorum.
Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen bu büyük buluşmanın katılımcıları arasında olamayacağımdan çok üzgünüm.
Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin katılımcıları,
Marmara Grubu Vakfı tarafından 21 yıldır sivil toplum kimliği ile düzenlenen bu birliktelik, bir sivil toplum örgütü için büyük bir başarı öyküsüdür.
Ekselansları Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Bakanlar, Milletvekilleri, Akademisyenler, Dini Temsilciler, İş Dünyası Temsilcileri, Bayanlar ve Baylar ...
Hepinizi bir Türk bilim adamı olarak saygıyla selamlıyorum.
21 yıldır her sene Avrasya Ekonomi Zirvesi'ni düzenleyen Marmara Grubu Vakfı, sadece Avrasya'da değil, bütün dünyada ekonomi, barış ve eşitliğe hizmet eden uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olarak tanınmakta ve kabul görmektedir.
Dünyada, insanlığa yararlı olacak önemli bilimsel ve teknolojik gelişmeler yaşıyoruz. Fakat gene dünyamızda ekonomik ve sosyal anlaşmazlıklar ve terör inanılmaz bir boyutta yükseliyor, tüm dünyada ve her şekilde devam ediyor.
Bir bilim adamı olarak, bu yükselişin çözümünü yeni nesillere bilimsel düşünceyi ve hoşgörüyü öğretmede görüyorum.
Saygıdeğer katılımcılar,
Zekaya değil, özgüvene inanıyorum.
Büyük Atatürk tarafından kurulan ülkem Türkiye Cumhuriyeti, benim neslime çok çalışmanın ve özgüvenin önemini öğretti. Çok idealist öğretmenlerim vardı. Biz Türklerin, çalışkanlık ve özveri ile her şeyi yapabileceğini, her hedefe ulaşabileceğini öğrettiler. Onlar Batı'ya karşı savaşarak Kurtuluş Savaşı'nı kazanmışlar ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuşlardı.
Yeni bir ulus kurmak büyük bir başarıdır, ancak bir ülkenin dünyadaki önde gelen ülkelere eşit tutulması için bilimsel eğitim ve teknoloji gereklidir. Türkiye Cumhuriyetinin kurucuları tam olarak bunu yaptılar.
Belirlediğim her hedefe ulaşabileceğim düşüncesiyle büyüdüm ve öğretmenlerimin bana verdikleri özgüven ile Amerika'ya gittim, "Biz Türkler istediğimiz her şeyi yapabiliriz" düşüncesine inandım ve bunun doğruluğunu ispata çalışıyorum.
Çalışmaya ve üretmeye devam ettiğimiz sürece, üstün olacağız. Zira üstünlük genetik değildir ve tüm insanlar eşittir.
Çoğu insan zekaya inanıyor, ben inanmıyorum. Bizi birbirimizden farklı kılan şey çok çalışmak, çok çalışmaya inanıyorum.
Eğer vatan ve insanlık sevgim olmasaydı, bugün olduğum yere gelmezdim. Çok çalışın, çocuklarınıza çalışmayı, vatan ve insanlık sevgisini öğretin. Çocuklar bunları öğrenmeli. Ülkelerine faydalı olanlar bütün dünya için faydalı olacaklardır.
Bayanlar ve Baylar,
21. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde belirtmek isterim ki, vatanımdaki ve dünyadaki silahlı çatışma ve terörizm benim için hayatım boyunca büyük bir acı ve üzüntü kaynağı oldu.
Ülkemdeki barış için kazandığım tüm ödüllerimi, Nobel Ödülünü bile vermeye hazırım, yeter ki barış gelsin.
" Yurtta Barış, Cihanda Barış" düşüncesiyle, benim için daima bir idol olan Büyük Atatürk'ün bir sözü ile, 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi katılımcılarına seslenmek istiyorum. Gelin, Barış ve birlikte yaşamanın yollarını birlikte arayalım.
Sayın Marmara Grubu Vakfı ve değerli katılımcılar, mesleğinizin zirvesinde olan her biriniz, 21. Avrasya Ekonomi Zirvesi'ni gerçekleştirerek, sadece kendi ülkenizde değil, ama aynı zamanda vatanım Türkiye'de de barışa, istikrara hizmet ediyorsunuz.
Yüklendiğiniz bu asil görevinizde sizlere başarılar diliyorum ve Büyük Atatürk'ün yaklaşık bir asır önce söylediği sözlerle yüksek heyetinize veda ediyorum: "Yurtta Barış, Cihanda Barış!"
Şükran ve saygılarımla,
Aziz Sancar, M.D., Ph.D.

12 Nisan 2018

DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN EŞİTLİK KÜLTÜRÜNE ETKİLERİ-EZBER BOZAN KADINLAR

Dijital dönüşüm ve internet kullanımındaki gelişmeler, hem bireyler hem toplumlar üzerinde ekonomiden eğitime, siyasal katılımdan haberleşmeye kadar pek çok alanda önemli yenilikler getirmektedir.

Nesnelerin interneti, 3 boyutlu yazıcılar, giyilebilir teknolojiler, yapay zekanın hızla gelişmesi gibi... Bütün bu yeni teknoloji akımları, günümüzün giyim, imalat, üretim, enerji gibi en temel sektörlerinin yeniden tanımlanmasına aracı olacaktır. İş yapış biçimlerimiz köklü bir değişim içinde olduğu bu süreçte kadınların eşitlik mücadelesi biçimlerinin aynı kalması mümkün müdür?
Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden bakıldığında, dijital dönüşüm cinsiyet eşitsizliklerini ne yönde etkileyecek?

 PROGRAM İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

8 Nisan 2018

Süryaniler Paskalya Bayramın kutladılar

İstanbul’da bulunan Süryani vatandaşlarımız idrak ettikleri Paskalya Bayramını Törenlerle kutladılar. Süryani Ortodoks Patrikhanesinde yapılan kabule katılan Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver Metropolit Mor Filüksinos Yusuf Çetin başta olmak üzere bütün Süryanilerin Bayramını kutladı.