Haberler

Dr. Akkan Suver 5. Dünya Medya Zirvesinde konuştu

4 Aralık 2023 Pazar - Okunma: 331
Dr. Akkan Suver 5. Dünya Medya Zirvesinde konuştu

Guandong şehrinde tertiplenen 5.Dünya Medya Konferansı'nın ilk gününün öğleden sonra oturumda Dr. Akkan Suver konuştu. Dünya nın 101 ülkesinden önde gelen basın kuruluşlarının ve tanınmış yazar ve gazetecilerin yer aldığı 5.Dünya Medya Zirvesi'ne Marmara Grubu Vakfı Dr. Akkan Suver, Oğuzhan Ceylan ve Mahmut Saklı'dan oluşan bir heyetle katılmaktadır.

Zirve de Anadolu Ajansı ile Demirören Haber Ajansı da Türk medyasını temsil etti.

Dr. Akkan Suver'in 5. Dünya Medya Zirvesi'nde yaptığı konuşma

 

Değerli 5. Dünya Medya Zirvesi katılımcıları,

Bayanlar, baylar,

Marmara Grubu Vakfı adına Yüksek Heyetinizi İstanbul'dan saygıyla selamlıyorum.

Her ne kadar sivil toplum temsilcisi kimliğimle burada bulunsam da aslında ben bir gazeteciyim.

Hayatımı gazeteci ve yazar olarak sürdürdüm. Halen de yazmaya devam eden bir meslektaşınızım. Bunları söyledikten sonra sizinle günümüz medyasının durumu hakkında konuşmak istiyorum.

Gazetecilik kariyerime gazete ve radyo döneminde başladım, ardından siyah beyaz televizyon ve daha sonra renkli televizyon gazeteciliği geldi. Daha sonra haberler önce bilgisayarlarda, ardından cep telefonlarında ve dijital haber portallarında yer almaya başladı.

Benim gazetecilik yaptığım dönemde olayları ilk biz öğrenirdik ve insanlar haberleri ancak ertesi gün gazete basıldığında öğrenebilirdi.

Daha sonra önce televizyon, şimdi de bilgisayar ve cep telefonları sayesinde insanlar her olaydan anında haberdar oluyor.

Anında öğrenmek!

Burada bir duralım ve hız üzerine düşünelim.

Eskiden haberler yazılır, bir editör tarafından okunur, gerek görüldüğünde düzeltilir ve ardından yayınlanırdı. Bu bir kontrol mekanizması işlevi görürdü.

Günümüzde eline mikrofon alan herkes aklına geleni söylüyor. Bunun iyi mi kötü mü olduğuna siz karar verin isterseniz.

Bugün duyduğumuz hiçbir haberin kaynağını ve doğruluğunu kontrol etme şansımız yok. Sanal haber kaynakları istedikleri haberi istedikleri şekilde yayınlayabiliyor.

Bu da zamanla insanları kararsızlığa ve ikircikliğe sürüklüyor çünkü insanlar doğruyu yanlışı ayırt etmekte zorlanıyor.

Yapay zeka kaynaklı yalanlar artık devreye girmiş durumda. Yapay zekâ aynı zamanda yapay ve uydurma haberler de üretiyor. Tüm bunlar gerçeğe ulaşmanın zorluğuna dair örnekleri çoğaltıyor.

Olmamış bir haberi olmuş gibi sunmaya örnek olarak FORBES dergisinin 12 Ekim 2023 tarihli sayısını gösterebilirim. FORBES'a göre, CBS'in FACE THE NATION programında yer alan sahte haberlerden biri aynı gün Tiktok'ta 300.000'den fazla beğeni alırken, aynı programda yer alan gerçek bir haber sadece 7.000 beğeni almıştır.

Bu aldatmaca, günümüz medyasının içinde bulunduğu çıkmazın bir örneğidir.It may be going a little too far to say that today's media journalism does not always reflect the truth and the reality.

Ancak bana inanmalısınız, haberler genellikle gündeme ve ihtiyaçların anlatısına uygun hale getirilmektedir.

Bu durum medya mesleğinin itibarını zedelemekte ve insanların gerçeklerden ziyade inanmak istedikleri ya da inandırıldıkları şeylerle motive olmalarını sağlamaktadır.

Günümüzde siyasi manipülasyon, ekonomik dezenformasyon ve kültürel erozyonun tümü medya tarafından üretilmekte ve yayılmaktadır.

Saygın yazarlar, saygın program yapımcıları, saygın yorumcular dünyada o kadar az ki, onları bir çırpıda parmakla gösterebilirsiniz.

Hatta daha da ileri giderek bazı medya mensuplarına PR şirketleri tarafından ödeme yapıldığınız bile iddia edebilirim.

Bu hususları medya mesleğini karalamak ve itibarsızlaştırmak için açıklamıyorum. Görüşlerimi sizlerle paylaşıyorum çünkü içgörü ve gözlemlerime dayanarak sizi bir ufuk turuna çıkarmak istiyorum.

Sözlerimi bitirirken medya etkisine bir örnek vermek istiyorum.

Elli yıl önce çekilen filmlerde başrol oyuncuları sigara içerlerdi.

Yıllar sonra, Amerika Birleşik Devletleri'nde film şirketlerinin sahiplerinin filmlerini çekmeden önce film görüntülerini sigara işverenleri derneğine gönderdiklerini ve derneğin, yönetmenlere aktör ve aktrislerin şu veya bu sahnede sigarayla görünmeleri talimatını verebilmeleri koşuluyla film maliyetinin bir kısmına sponsor olduğunu keşfettik.

Amaç, insanları sigara içmeye teşvik etmek ve sigara satışlarını artırmaktı.

Bugünlerde izlediğimiz her filmde bir silah görüyoruz. Acaba bugün silah fabrikalarının patronları mı filmlere sponsor oluyor? İnsanların silaha özendirilmesine hizmet eden bu filmler artık televizyon ekranları aracılığıyla evlerimize kadar girmiş durumda.

Bugün size bu hikayeyi anlatıyorum çünkü televizyonun medyanın ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünüyorum. 

Sabrınız ve beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.