Haberler

DR. AKKAN SUVER İPEK YOLU İLHAMLAR VE FIRSATLAR TOPLANTISINDA KONUŞTU

12 Aralık 2014 Cuma - Okunma: 4292
DR. AKKAN SUVER İPEK YOLU İLHAMLAR VE FIRSATLAR TOPLANT

Merkezi Belgrad'a bulunan Uluslararası İlişkiler ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi'nin Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile birlikte tertiplediği; "İpek Yolu; İlham ve Fırsatlar" başlıklı konferans'ta Dr. Akkan Suver yaptığı konuşmada İpek Yolunda Kültür konusunu anlattı. Sırbistan'dan Vuk Jeremic (Eski Dışişleri Bakanı), Montenegro'dan Dışişleri ve Başbakan Yardımcısı Igor Luksic ile Makedona'dan Ulaştırma Bakanı Mile Janakieski'nin katıldığı toplantıda Çin Halk Cumhuriyeti'ni de Li Wei temsil etti.        

          Dr. Akkan Suver'in konuşma metni aşağıdadır: 

Bizler İpek Yolu'nu iki yıldır bir felsefe olarak kabul etmiş bir Vakıfız!

Bugün burada İpek Yolu felsefesi, bizi bir araya getirmiş bulunuyor.

Marmara Grubu Vakfı'nda ben ve arkadaşlarım iki yıldır özenle ve dikkatle, ulusal ve uluslararası toplantılarda İpek Yolu Ekonomik Kuşağı'nı konuştuk ve konuşmaya devam ediyoruz.

Sözlerimin başında İpek Yolu bir felsefedir dedim.

Evet, İpek Yolu, dört boyutlu bir felsefedir.

Öncelikle ifade etmek isterim ki; İpek Yolu Ekonomik Kuşağı, münhasır bir ekonomik bölge değerindedir. Bu kavram, İpek Yolu stratejisi ilişkilerini çeşitlendirerek zenginleştirecek ve güçlendirecektir.

Boyutlarına temas etmeden önce İpek Yolu Ekonomik Kuşağı'nın oluşumuna ve coğrafyasına bir göz atalım.

İpek Yolu Ekonomik Kuşağı, önce 2013 yılının sonunda Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından gündeme getirildi.

Bu görüş bir barış, kalkınma ve işbirliği projesi olduğu kadar bir kültür birlikteliğidir.

Yaklaşık 3.8 milyar insana kazanç getirecek ve bölge ülkelerinin işbirliğine, kalkınmasına ve barışına ivme kazandıracak olan İpek Yolu Ekonomik Kuşağı projesi, Pasifik Okyanusu'nu Atlas Okyanusu'yla yan yana getirecektir. Gene Pasifik Okyanusu'ndan Hint Okyanusu'na, oradan da Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz'e ve Atlas Okyanusu'na 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu'yla bölge ülkeleri ayrı bir zenginliğe ulaşacaktır.

Şimdi yüksek müsaadelerinizle İpek Yolu Ekonomik Kuşağı felsefesinin boyutlarına temas etmek istiyorum.

Bu boyutlar, karşılıklı siyasi güven ve güvenlik ortamı oluşturacak stratejik bir anlam taşımaktadır.

Birinci boyut, güvenlik boyutudur. İşbirliği, güvenlik ve sürdürülebilir güvenliktir. Bu güvenlik, terörizme ve aşırı dinciliğe sıfır toleransla şekillenmektedir.

İkinci boyut, bölgede ortak refah toplumun inşasıdır. Unutmamak gerekir ki refah, stratejik gücün kendisidir.

Üçüncü boyut, sosyo-ekonomik kalkınmanın boyutlarıdır. Bunlar ulaşım, telekomünikasyon, enerji, petrol boru hatları, doğalgaz ve alt yapı konularını kapsamaktadır.

Dördüncü boyut ise, işbirliğidir. İşbirliğine önem verilmesinin üzerinde durmak isterim. İşbirliği ile kültürler yan yana gelecektir.

Çin kültürü, Orta Asya kültürü, Slav kültürü, Kafkas kültürü, Ortadoğu kültürü, Balkan kültürü ve bunların yanı sıra Hint kültürü yan yana geldiğinde daha çok anlayış, daha çok dostluk duygusu kendiliğinden gerçekleşecektir.

Bütün bu kültürlerle oluşacak işbirliği, yatırımlar için avantajlı politikaların önünü açacaktır.

Konumuz kültür olduğu için İpek Yolu Ekonomik Kuşağı'nın kültür boyutu üzerine konuşacağım. İpek Yolu Ekonomik Kuşağı kültürü, batı-doğu sentezine de imkan sağlayacaktır. Bu imkanla çeşitli felsefe ve sanat hareketleri aklın sınırlarını genişletecektir.

Unutmamak gerekir ki; hepimiz hem doğulu hem de batılıyız. Doğu-batı sentezi, bizim tarih ve ruh yapımızda mevcuttur. İpek Yolu Ekonomik Kuşağı Budizmin, Mazdeizmin, Brahmanizmin, İslamiyet'le, Hıristiyanlık'la ve Musevilik'le kucaklaşmasına, yeni değerleri ortaya çıkarmasına da vesile olacaktır. Tıpkı dün olduğu gibi, yarın da kültürlerarası diyalogun varlığı oluşacaktır. Devamlı diyalektik bir gelişme içinde olan İpek Yolu Ekonomik Kuşağı düşüncesi, dünü unutmadan, geçmişteki kültür değerlerinden elde edilen değerleri, bugün zenginleştirerek ortaya koyabilecek ölçülere sahiptir.

Dün ipek ticareti kültürü vardı. Bugün enerji hatları kültürü var.

Dün tarım ürünlerinin değiş tokuşu vardı. Bugün bilişimin akıl almaz paradigması yaşanıyor.

Dün altın paranın kısıtlı alım imkanları vardı. Bugün Alibaba'nın sanal alemde söz sahibi olduğu bir dünya var.

Misalleri çoğaltmak mümkün!

Önemli olan çizilecek yol haritaları ve bu haritaların oluşturacağı karşılıklı kazançlar!

Kazançların yalnız parayla sınırlandırılmasından da yana değilim.

Elbette paranın önemi vardır. Çinli dostlarımız bunu "kazan-kazan" diye nitelendirebilmektedirler.

Ben, "kazan - kazan"a verilen öneme küçük bir ekleme yaparak sözlerimi noktalamak istiyorum.

İpek Yolu Ekonomik Kuşağı kültürlerin buluşmasına, kültürlerin buluşması da barışın doğumuna vesile olacaktır.

Önemli olan bu barışın kalıcılığı, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı'nın sürdürülebilirliğidir.

Karadağ Ankara Büyükelçi Branko Milic, Müsteşar Javana Krivokapic, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Igor Luksic toplantı öncesi Dr. Akkan Suver ile biraradalar. 

 Toplantıda Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Yu Hongyang ile Türk Hava Yolları Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil'de biraraya geldiler.  İkinci resimde ise Dr. Akkan Suver'i Vuk Jeremic ve Pakistan Eski Başbakanı Shaukat Aziz ile birlikte görmektesiniz.