Marmara Grubu Vakfı ile Çin Sosyal Bilimler Akademisi, İstanbul'da ortak bir çalıştay gerçekleştirdi.

Marmara Grubu Vakfı ile Çin Sosyal Bilimler Akademisi iyi niyet anlaşması imzaladı.

Marmara Grubu Vakfı ile Çin Sosyal Bilimler Akademisi; Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55.yılı ile Türkiye ve Çin arasında ki stratejik sivil toplum ilişkilerinin ele alındığı bir çalıştay gerçekleştirdi. Çalıştayda Marmara Grubu Vakfı ile Çin Sosyal Bilimler Akademisi arasında bir işbirliği iyi niyet anlaşması da imzalandı.

Çin Halk Cumhuriyeti'nden Peng Jinhui ile Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliğinden Zhou Zhong'un ve Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver'in açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştay, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Diplomatik Akademi Başkanı Büyükelçi İsmail Hakkı Musa'nın moderatörlüğünde devam etti. 

Marmara Grubu Vakfı'ndan  Büyükelçi (E) Bakan Volkan Bozkır'ın, Prof. Dr. Hasan Ünal'ın ve Prof. Dr. Nilüfer Narlı'nın söz aldığı çalıştayın ilk bölümünde Çin tarafından da Prof. Dr. Tang Zhichao ve Prof. Dr. Gao Chonggong görüşlerini  açıklayarak tarihsel oluşumları gündeme getirdiler.

Daha sonra Marmara Grubu Vakfı Genel Sekreteri Sezgin Bilgiç'in moderatörlüğünde devam eden çalıştayda, Marmara Grubu Vakfı'ndan Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu, Prof. Dr. Akile Gürsoy, Prof. Dr. İzzet Taşar, Prof. Dr. Özgür Çengel ve Dr. Barış Adıbelli Türkiye ile Çin arasındaki sivil toplum çalışmalarının önemini vurguladılar.

Çin tarafıdan da Prof. Dr. Liu Zhongqin, Prof. Dr. Wei Min, Prof. Dr. Zhou Zhiqiang, Prof. Dr. Qi Qianghui, Dr. Li Huiruo ve Dr. Liu Xuefen ortak iş birliğinin gerekleri üzerinde durdular ve geride bırakılan 55 yılın tarihçesine ait bilimsel tebliğler sundular.

İki tarafında konuşmacıları; Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin diplomatik ilişkilerinin elli beşinci yılında, sivil toplum aktörleri olarak, Asya'nın doğusundan Çinin ve  Asya'nın batısından Türkiye’nin barış adına, insanlık adına, istikrar adına kazan-kazan anlayışı doğrultusunda daha büyük iş birliği imkânları sunulmasına katkıda bulunabileceklerinin somut örneklerini ortaya koydular.

Konuşmacılar tarihi İpek Yolu’nun Kuşak ve Yol adı altında yeniden canlandırılması; Avrupa, Karadeniz bölgesi, Kafkasya, Hazar Denizi ve Asya arasındaki iş birliğinin genişlemesini önemli ölçüde hızlandıracağını ve bölgedeki ekonomik büyümeye ciddi bir ivme kazandıracağını ayrı ayrı gündeme getirdiler.

Gene konuşmacılar birlikte yaşama ve birlikte çalışma ruhuna dayalı bölgesel iş birliği projelerini geliştirerek, daha iyi ve daha barışçıl bir dünyanın kapısının açılacağını vurguladılar ve bu projelerin, önümüzdeki yıllarda küresel barış için bir yol haritası oluşturacağını, Kuşak ve Yol’n da böyle bir girişim olduğunu ve gelecekte uluslararası ilişkileri şekillendirecek son derece önemli bir barış projesi olduğunu ifade ettiler.

Umutlar, çatışmalar, savaşlar ve zorluklarla dolu bir dönemden geçildiğini dolaysıyla güçlerimizi yeni bir barış vizyonunun temeli üzerinde birleştirmemizin gerekliliğini konuşmacılar ayrı ayrı gündeme getirdiler.

Bu arada; Marmara Grubu Vakfı’nın dünden bugüne sivil toplum alanında olduğu kadar akademik alanda da gerçekleştirmekte olduğu ortak çalışmalara basın dünyasında da eklemesini ve Türk ve Çin basın mensuplarının karşılıklı gidiş ve gelişlerini temin etmesinin de gerekliliği üzerinde duruldu. Toplantı Marmara Grubu Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Cafer Okray’ın sonuç bildirgesini sunması ile son buldu.

Ortak çalıştay sonrası Marmara Grubu Vakfı ile Çin Sosyal Bilimler Akademisi arasında bir sivil toplum iyi niyet anlaşması imzalandı.

İmza töreni sonrası Dr. Akkan Suver yaprığı açıklamada; ‘Çatışmaları iş birliğine, savaşları ve anlaşmazlıkları uzlaşıya ve dayanışmaya dönüştürebilmeliyiz. Karadeniz’in kuzeyinde ve Orta Doğu’da adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için birlikte hareket etmeliyiz. Kuşak ve Yol bölgesi; farklı inançlara, dillere, ırklara, dinlere ve milliyetlere mensup insanların birlikte çalıştığı ve birlikte yaşadığı bir bölge olmalıdır.

Sivil toplum alanında kuracağımız iş birliğinin, bu yüce hedef doğrultusunda önemli kilometre taşları oluşturacağına inanıyorum. Karşı karşıya olduğumuz birçok soruna rağmen gelecek, umut ve fırsatlar vaat etmektedir. Bu umutları ve fırsatları sağduyu, öngörü ve kararlılıkla kucaklamalıyız.

Her zaman ifade ettiğim gibi, İpek Yolu medeniyetleri birbirine yaklaştırmanın önemli bir aracıdır. Tarih boyunca Doğu ve Batı medeniyetleri, İpek Yolu aracılığıyla yalnızca malları değil, aynı zamanda fikirleri, kültürleri ve farklı değerleri de birbirleriyle paylaşmışlardır.

Şimdi, savaşların yaşandığı bir dünya, barışçıl bir dünyaya dönüşmek zorundadır. Marmara Grubu Vakfı olarak sivil toplum kimliğimizle kuracağımız diyaloglarla bu gezegende yaşayan insanların barış içinde yaşayabilmeleri, birbirlerinden daha fazla bir şeyler öğrenebilmeleri, birbirlerine daha fazla katkıda bulunabilmeleri ve “birlikte çalışmak, birlikte yaşamak” ilkesine bağlı kalabilmeleri için onlara hizmet etmektir’’ dedi.

Galeri