Haberler

23. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

1.1.2020 - Okunma: 16848
23. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

Katılımcı Formu

 

23. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

 

BİR KUŞAK–BİR YOL GİRİŞİMİNİN AYDINLIĞINDA 

 

Koronavirüs Sonrası Yeni Dünya 

 

Yeni Dünya Ekonomisi'ne ve Yeni Dünya'ya merhaba!

 

Marmara Grubu Vakfı tarafından 22 yıldır aralıksız olarak tertiplenmekte olan Avrasya Ekonomi Zirveleri'nin bu yıl yapılması gereken yirmiüçüncüsü yaşamakta olduğumuz Koronavirüs salgının henüz tam olarak ortadan kalkmaması dolaysıyla 7-8 Ekim 2020 tarihine ertelenmiş bulunmaktadır.

Yaşamakta olduğumuz Koronavirüs salgınının henüz nihayete ermemesinden dolayı Marmara Grubu Vakfı İcra Konseyi olarak uluslararası Kuruluşlarla ve Partnerlerimizle yaptığımız görüşmeler sonucunda, 23. Avrasya Ekonomi Zirvesi'ni 7-8 Ekim 2020 günlerine ertelemiş bulunmaktayız.

Bu arada konu başlıklarının bazılarında da günümüzün şartlarını göz önüne alarak bazı yenilikler yapmış bulunmaktayız.

Koronavirüs salgını ulusların birlikte çalışması için yeni bir fırsat oluşturmuştur. Anlaşmazlıkların terkedilip, acilen rasyonel seslere, uluslararası boyutta işbirliklerine yönelmemiz gerektiğine inanıyoruz.

Zira çok boyutlu bir değişimin ve dönüşümün arefesindeyiz. İnsanlığı hedef alan ve tehdit eden bir virüs salgınıyla karşı karşıyayız. Hayatımızı durma noktasına getiren bu virüs, insanların yaşam tarzlarını değiştirdi.

Yeni Bir Normal

(Kriz sonrasında "yeni bir normal" ile karşılaşacağız. Bu yeni normal ekonomimizin ve insanlarımızın yavaş, dikkatli ve ölçülü olmalarını zorunlu kılacaktır.
Hiç bir toplumun değişimden kaçamayacağını varsayarsak, gelecek çizgimizi bundan böyle Koronavirüs ile birlikte çizeceğiz.
Dolayısıyla, 23. Avrasya Ekonomi Zirvesi'ni; Bir Kuşak-Bir Yol Projesi'nin Aydınlığında Koronavirüs'ün Sağlık, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Etkileri başlığıyla uluslararası boyutta tartışmağa açacağız.
Artık dünyada bir gelenek olarak kabul gören 23.Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde; Pandeminin ortaya çıkardığı küresel ekonomik kriz sonrası Avrasya'da uzun dönemde sürdürülebilir enerji politikalarını küresel ve yerel aktörlerle ele alacağız.
Bu krizde de birçok fırsat penceresi açılacak. En hızlı hazırlıklı ülkeler bu fırsatlardan en çok yararlananlar olacaktır. Salgın sonrası hayat normalleşme sürecine girdiğinde ise ülkelerin üretim potansiyellerini artırmaya çalışmaları büyük önem taşıyacaktır.


Sanal ve dijital tarafta beklenilenden daha hızlı bir ilerleme olacak, ekonomik ve finansal alanlarda da böyle bir trendi yaşayacağız. İşgücü piyasalarında kayıplar mutlaka yaşanacaktır. Uluslararası ticarette bir daralma olacaktır. Dünya ticaret hacmi daralırken, ülkelerin toplam ticaretten aldıkları payları arttırmaya çalışacakları da bir gerçektir. Bu da kriz sonrası üretmeye ne kadar hazır olduklarına bağlı olacaktır; yani gelecek olan anlık siparişlere hemen cevap verebilecek olanların kazanacağı bir dünya oluşacaktır. Yenidünya ekonomisine ve yenidünya düzenine artık giriş yapmak üzereyiz.)

Ekonomi 

(Gene Koronavirüs ortamının ekonomik etkilerine, sosyal yapılanmalarına geleceği koruma düşüncesiyle yaklaşacağız.
Koronavirüs'ün ortaya çıkışı ile birlikte insanlık yenilik yapmaya, çalışma ve yaşam şeklini değiştirmeye zorlandı. Koronavirüs sağlığımızı tehdit ederken ekonomileri, yaşam tarzımızı ve psikolojimizi de tehdit ediyor. İnanıyoruz ki, bu tehdit zaman içerisinde tersine dönecek ve Koronavirüs sonrası dünyada kendimizi adeta yeniden yaratacağız.
Temel hedef, salgın sonrası insanlarımızın ve devletlerin daha dayanıklı ve sağlıklı hale gelmesidir. Gerçek o ki, pandemiyi geride bıraktığımızda dünya çok daha farklı bir hal alacak. 23. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde geleceğin ekonomi senaryolarını ele alacağız.) 

Enerji 

(Koronaviris salgını sonrasında Avrasya’da uzun dönemde sürdürübelibir enerji politikaları nasıl şekillenecektir?
Küresel enerji endüstrisinin gelişimi ve petrolün geleceği ile küresel enerji’nin dönüşümü: yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı sürdürülebilirliğe giden bir yol olabilir mi?
Sürdürülebilir büyüme için enerji geçişleri ve küresel çevre ile petrol ve gaz endüstrisinde yeni teknolojik ortaklıklar döneminde yukarı ve aşağı yönde dijital dönüşüm stratejileri nelerdir?
Enerji sektöründe ekonomik ve politik eğilimlerin küresel enerji yönetişiminde risk değerlendirmesine ne gibi etkileri olabilir? Güney Gaz Koridoru projesinin bölgenin enerji arz güvenliği ve bölgesel kalkınmada ne gibi etkileri olabilir?
Artan yenilenebilir enerji kaynakları karşısında değişen gaz piyasaları: gelecek LNG ve doğal gaz boru hatları için ne gibi değerler taşımaktadır?
Arz güvenliği konularının gazın geleceği üzerindeki etkileri nelerdir?
Avrasya'nın Sürdürülebilir Enerji Geleceği için Ortaklıklar ve enerji sektöründe küresel trendlerin önemi nedir?
Düşük sera gazı emisyonlarına sahip uzun dönemli kalkınma stratejisi denildiğinde küresel enerji sektörü için zorlukları ve fırsatları nasıl değerlendirebiliriz?
Yenilenebilir ve yenilikçi çözümlerin itici gücü olarak pazar liberalleşmesi nasıl ile alınmalıdır.)

Korona Sonrası Yeni Dünyanın Yeni Liderleri Olacak!

(Çok aktörlü, çok kutuplu ve yeni hikâye sahibi yeni liderlerin ortaya çıkması, kendi ülkelerinin ekonomik, siyasi ve toplumsal modellerinin tartışılmaya açılmasına neden olacağa benzemektedir. Yenidünya, yeni liderleri de beraberinde getirecektir. Halkından kopuk, otoriter, popülist liderler yerine daha halkçı, sosyal yaşamıyla örnek olabilen, halkı ile birlikte iç içe yaşayan, üreterek büyümeyi benimseyen, hakça paylaşmayı savunan liderler yeni dünyamızın liderleri olacaktır. Hatta bunlar, varlıklarıyla sadece sembol olma özelliği taşıyacaklar, daha ziyade sistemler kurumsal özellikleriyle işlevsel olacaktır.)

Zorunlu Koronavirüs İnovasyonu

(Koronavirüs'ün bugünden yıllar sonra azımsanmayacak miktarda ekonomik zenginliğe ve iyiliğe sebep alabileceğini de görebiliriz. Bu bizim elimizdedir.
Daha temassız bir yaşamda dokunmatik dijital sistemlerin kullanımının artacağına inanıyoruz.
IoT (nesnelerin interneti) önemi ortaya çıkarken, yapay zekâ ve robotlarla ilişkilerimiz daha da güçlenecektir.
Teletıp sistemlerinin yaygınlaşacağı, online alışverişlerin artacağı ve e-spor gibi yeni değerlerin ortaya çıkacağı koronavirüs sonrası dünyamızı 23. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde tartışmağa açacağız)

Tarihteki En Yenilikçi Döneme Girmek Üzereyiz

(Ulusal ölçeğin ötesinde mutlak küresel ortak akla olan ihtiyaç ve bu ihtiyacın doğuracağı dayanışma-işbirliğine ihtiyacımız bir gerçek olarak karşımızdadır.
Biliyoruz ki, devletler koronavirüse hazırlıksız yakalandı!
Dünya, son yüzyılın en dönüştürücü anlarından birini yaşıyor. Koronavirüs krizinin sosyal, ekonomik ve politik sonuçları henüz netleşmedi.
Bütün bunlara rağmen inanıyoruz ki daha iyi bir refah devleti mümkündür.
Ancak bunun kendi başına ve kolayca ortaya çıkacağına inanmak yanlış olur.)

Ortak Akılla, Güçlü-Kontrol Edilebilen Bir Dünya

(Avrasya Ekonomik Birliği, Bir Kuşak-Bir Yol projesi ile entegrasyonun bir parçası olabilir mi?
Dünyanın iyiliği için aramızdaki farklılıkların derinleşmesindense yeniden ortak insanlığımızın daha işbirlikçi ve global çözümlere doğru gitmesinin önemi.
Salgın tehdidi sona erdiğinde bildiğimiz küresel ekonomiden neyin geriye kalacağını da bilmiyoruz.)

Ulusal Ekonomilerin Küresel Entegrasyonu

(Yaşadığımız bu büyük pandemi sonrasında ulusal ölçeğin ötesinde mutlak küresel ortak akla olan ihtiyaç ve bu ihtiyacın doğuracağı dayanışma-iş birliği zorunluğu ortaya çıkacaktır. Toplumlar bu süreçte dış politikalarını, uluslararası ilişkilerini yeniden tanımlamak zorunda kalacaklardır. Bölgesel ittifakların yerine ortak bir dünya aklını oluşturacak veya entegre olacak yeni bir düzenin kurulmasının arefesindeyiz. Önümüzdeki günlerde, bölgesel ittifakların entegre edildiği dünya çapında yapısal bir sisteme dönüşerek, küresel ama daha disiplinli bir dünya düzenine doğru gidilecektir.
Gelecek günler, bağımsız hükûmet yönetimlerinden ziyade, değişik hiyerarşik grupların üreteceği ortak aklın küresel sistem üzerinde etkili hale gelmesi şeklinde disiplinli bir dünya düzenine bizi sevk edeceğe benzemektedir.)

Koronavirüs Sonrası, Yeni Ekonomi ve Dünya Düzeni

(Dünyada Koronavirüs sonrası şimdiden konuşmaya başlandı bile. Hangi meslekler kaybolacak, hangi yeni meslekler ortaya çıkacak? Ekonomi, sosyal yaşam, eğitimde neler olacak. Dünyada büyük bir değişim ve projeksiyon analizleri yapılmaya başlandı.
Akıllı fabrikalar yapay zekâ robotlar, fabrikalardaki makinelerde siber-fiziksel sistemlerin kullanılması ile maliyetler düşecek, üretim artacak daha az enerji ile süratli ve yaygın bir şekilde üretimin de kaliteli bir şekilde etkinlik alanı hiç şüphesiz değişecektir. Mavi yakalıların artık daha çok otomasyon sistemine entegre olması ile niteliksel değişim yaşayacakları aşikârdır. Robotların ve yapay zekânın her sektörde daha aktif ve yayılım alanı bulacağı iş evreninde bundan en fazla yararlanacak alan tedarik zincirleri olacaktır ve inovasyon büyük önem taşıyacaktır. Geleceğin ekonomisinde yeni enerji politikaları da gelecektir. Ucuz elektrikli arabalar ile kolay ve keyifli ulaşım sistemleri kurulacak. Geleneksel analog şirketler artık devrini tamamlarken, dijital dünya yükselişine hızla devam edeceğe benzemektedir.)

Hayatımızda Bazı Kalıplar Artık Değişecektir. 

(Tüm bu değişimler şok etkisi yaratacak ve zorlanacağız. Başka şeyleri yapmaya zorlandığımızda ise yeni alışkanlıklar oluşmaya başlayacaktır. Bu, teknolojinin hayatımızın her aşamasına çok daha ciddi bir şekilde etki etmesine sebebiyet verecek. Artık her şey dijital anlamda hayatımıza daha fazla nüfuz edecek. Koronavirüs sonrasında önlemlerin devam edeceği ve sosyal mesafenin süreceği de bir gerçektir. Bu ulaşıma da yansıyacak.)

Benzersiz bir kutuplaşmanın yaşandığı, demokratik normların sarsıntıya uğradığı ve kurumsal kapasitesinin bozulduğu bir zaman diliminde, yenilenmiş ve tekrar düzenlenmiş refah devletleri kurma hedefiyle tıpkı İkinci Dünya Savaşı kuşağı gibi, çalışmak ve direnmek arzusuyla 23. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde bir araya geleceğiz.

Değişimin Önderleri Kadın Liderler Platformu

(Değişimin önderleri kadın liderler oturumunda da, toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmaları çalıştayını gelecekte oluşacak "yeni normal" şartların yol haritasında ele alacağız.)

 Küreselleşen dünyada cinsiyet eşitliği, kadının toplumsal kalkınmasındaki rolü,
 Kadın ve Siyaset,
 Günümüzde bilim ve teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Doğal olarak bunun paralelinde toplumsal, kültürel, bireysel yaşam ve değerler sosyo ekonomik ve politik yapılanmalar ve paradigmalar da değişiyor.
 Siyasette ve ekonomide küresel değişimler yaşanırken nüfusun yarısını oluşturan kadın yetenekleri göz ardı edemeyiz. Araştırmalar, toplumsal yaşamda yetenek çeşitliliğini güçlendirmemizin, kurumların ve ülkelerin performanslarını da arttıracağını gösteriyor.
 Dünyanın büyük ekonomileri gelişmiş demokrasileri arasında yer almak isteyen ülkelerin ve şirketlerin artık bir kadın ajandası olmak zorunda.
 Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda algı değişikliği yaratmak, kadınların konumunu ve çalışanların oranını yükseltmeye yönelik uygulamaları hayata geçirmek, toplumsal cinsiyete duyarlı aile, okul ve iş yeri ortamları yaratmak ana hedeflerimizi oluşturmalıdır.
 Toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerinin sadece plan ve programlarda, yasalarda, siyasi söylemlerde yer alması, ne yazık ki onların gerçekleşmesini sağlamıyor. Yasaların çıkarılması kadar uygulanması da önemlidir. Başarılı bir değişim programı ancak üst düzey yönetim tarafından teşvik edilir ve tamamen desteklenirse hayata geçirilebilir.
 Siz üst konumundaki erkekler ve kadınlar siyasette, kamuda ve özel sektörde sahip olduğunuz gücü, kadınların varlıklarını her kademede desteklemek adına kullanmaya hazır mısınız?

 Var olan klişeleri nasıl kaldırır, var olan kurumsal kültürü nasıl dönüştürebiliriz?
 Yeni ve yaratıcı politikaları nasıl oluşturabiliriz?
 Toplantımızda tüm sorular konuşulup tartışılacak.
 Uygulanan projeler, iyi örnekler ve deneyimler paylaşılacak, birlikte örnek çözüm modelleri aranacak.

Saygı ve Yönetişim 

(Cumhurbaşkanları oturumunda da; Koronavirüs sonrası oluşacak Yeni Dünya Düzeninde Küreselleşmenin, İkili ilişkilerin ve yerelleşmenin boyutlarını konuşacağız. Gene bu oturumda oluşacak yeni yönetişim koşullarını tartışmağa açacağız. Geleceğin liderlik vasıflarını tartışacağız. Uluslararası değişimleri de ele alacağız.)

 Dünyada siyasetin yeni politikalar geliştirememesi nedeniyle tıkanan siyaset demokrasilerde alışılmışın dışında liderleri iktidarlara taşıdı. Onlarla birlikte demokrasiden sapmalar ve korku politikalarına geri dönüşler başladı. Korku politikalarının sonucu evrensel değerlerde görülen değişimler, hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, siyasetin alanını genişlettikçe bireylerin yaşam alanlarını daralttı. Özellikle gençler bu bağlamda içine düştükleri geleceğe tepki vermeye başladı. Herkesin sosyal ve uluslararası şartlarda bir yaşam hakkına sahip olmasının gerekliliğini gündeme getirdi. Kimi lider göçmen, mülteci korkusu, kimi lider
islamofobi korkusu, kimi lider terörizm korkusu, kimi lider de aşırı milliyetçilik korkusu yaratarak ülke yönetmektedir. Düşünce ve ifade özgürlüğünde kısıtlamalar, insan haklarından verilen ödünler, medyanın ve yargının bozulması, savaşlar, ekonomideki gerilemeler gibi farklı nedenler, en gelişmiş ülkelerden en geri kalmış ülkelere kadar, hükümetlerden farklı hayalleri olan, farklı ülkelerin gençlerinin ve kadınlarının çözümü sokaklarda aramasına neden olmaya başladı. Dünyanın her kıtasında pek çok ülkede öfkeli insanlar sokaklarda!
 Bugün Fransa'dan Güney Amerika'ya, Lübnan'dan Hong-Kong'a kadar sokakları dolduran toplu gösteriler, dünya gençliğinin ve kadınların bu günün siyasetçilerinden sıkıldıklarının bir işareti midir? Sokaklarda artan toplu gösteriler, yeni bir siyasetin doğuşunu mu, yoksa rayından çıkmış demokrasilerin sonunu mu işaret ediyor? Sebepler farklı ama mevcut ekonomik ve siyasi düzenden memnuniyetsizlik hepsinin ortak paydası!
 Yönetişim kurumlarının, sağlık, yeterli barınma, yeterli gıda, kaliteli eğitim, adil adalet ve kişisel güvenlik haklarını etkin bir şekilde güvence altına alması gerekmez mi?
 Bireyin önemi, toplumun varlığı, iktidarın gücü, devletin yönetimi, meşruiyetin hukuksal dayanağı, egemenliğin kullanılması, yasaya uyum, hukukun işlemesi, bürokrasinin yapısı, sivil toplumun kendi dinamiğinin değerinin bilinmesi gerekmez mi?
 Hukuk devletinde; insan haklarının, küresel barışın, küresel güvenliğin, kuvvetler ayrılığının önemi, şeffaflık, laiklik, demokrasi kültürü ve sivil toplumun demokrasi içindeki yeriyle, siyasal ilgisizliğin nedenleri konularının 23. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde tartışılmaya açılması hedeflenmektedir.

Terör ve Bölgesel Çatışmalar

Bir İnsanlık Dramı-Karabağ Oturumu Platformu

 
(Gündemimizin Barış maddesinde Terörün ve Bölgesel çatışmaların odak noktası olmağı sürdüren Karabağ işgalini uluslararası konuşmacıların görüşleriyle gündeme getireceğiz.)

 Terör - İnsanlığın en büyük sorunu
 Çözülmemiş çatışmaların bölgesel işbirliğine ve kalkınmaya etkileri.
 Dağlık Karabağ’ın işgali bölgeyi nasıl etkiliyor?
 Kardeş Azerbaycan'ın karşılaştığı en büyük uluslararası sorun Dağlık Karabağ'ın işgalidir. Azerbaycan topraklarının beşte biri Ermenistan tarafından işgal edilmiş durumda ve bu işgalin zorlukları yıllardır, her türlü uluslararası itiraza rağmen devam etmektedir.
 Uluslararası hukukun temel ilkelerini açıkça ihlal eden işgal nedeniyle, 1 milyondan fazla göçmen, dünyanın gözlerinin önünde zor koşullarda evlerinden, topraklarından uzakta yaşam sürdürmeye çalışmaktadır.
 Marmara Grubu Vakfı olarak, Azerbaycan'ın uğradığı bu haksızlığı en gerçekçi şekilde çözmek için daha fazla zaman kaybetmeden kamuoyuna çözümümüzü dikkatlice ve özenle konunun sahipleri tarafından sunacak ve tartışmaya ve de değerlendirmeye açacağız.

Kentler Platformu

(Yapmağı tasarladığımız kentler oturumunda ise pandemi ile mücadelede kentlerin rolünü ve akıllı şehirler ile yapay zekâ ve de robotların önemini tartışacağız.)

 21. yüzyılın çağdaş belediyecilik hizmetlerinin yerel kalkınmaya olan etkisi nelerdir?
 Yerel kalkınmada insan odaklı, eşitlikçi ve kapsayıcı olmanın ve de çok boyutlu olmanın önemi nedir?
 Daha iyi bir yaşam standardı için sosyal belediyeciliğin önemi?
 Sosyal belediyecilik kavramında ekonomik gelişme, sosyal paylaşım ve kapsayıcılık, siyasal katılım ve kültürel çoğulculuktan ne anlıyoruz?
 Sosyal belediyecilikte sosyalleştirme, yönlendirme, yardım etme, yatırım yapmanın gerekleri nelerdir?
 Ekoloji ve çevre, ulaşım, sosyal hizmetler, kadın, genç, engelli ve çocuklara dönük politikalar, ucuz ve sağlıklı gıda üretimi ile enerji konularında belediyelerin görüş alışverişi sağlayacakları kentler platformunda, bugünün ihtiyaç ve beklentilerini gelecek nesillerin kendi ihtiyaç ve beklentilerini karşılayabilme olanaklarını tartışmaya açacağız.

Küreselleşmekte Yeni Güç Dengeleri

(Özellikle de Koronavirüs sonrası oluşan yeni küresel güçler dengesi ortamında ülkelerin geleceğe aktif katılımlarını da 23. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde ele alacağız.)

 Teknoloji ile dünya küçüldü ve günümüzde az sayıda kutuplu yapıdan çok merkezli bir dünya stratejisine yöneldik.
 Bugün yaşamakta olduğumuz kaos, 20. yüzyıl kurumlarıyla 21. yüzyıl kurumlarını yönetmeye kalkmamızdan kaynaklanmaktadır. Dijital teknoloji ile jeopolitik gücün öneminin azaldığı günümüzde güç ekonomiye ve diplomasiye geçmektedir.
 Bu da güç dengesizliğine sebep olmaktadır. Dolayısıyla demokrasi kavramını tartışmağa başlamış bulunuyoruz. Oysa demokrasiye ulaşıldığında arayışın son bulacağı söylenmişti. Günümüzde ise küresel demokrasinin yerini, refah vaadiyle ekonomi ve ilişkilerdeki diplomasi gücü almış bulunmaktadır.
 Refahları gerileyen toplumlar zenginliği devam ettirme vaadindeki liderleri tercih ediyorlar. O liderler de ülkelerini ihya edeceğim derken, dünyayı kaosa sürüklüyorlar.
 Günümüzde dünya çoğulcu demokrasi yerine geleceği liderlerin iki dudağı arasında bir yapıya büründü. Bu yapı güçlü diplomasisiyle demokrasiyi kaos haline getirdi.
 Bir başka önemli konu ise, dünyamızın kendi kendini yok etmeye gidişidir. Bu alanda küresel ısınma en önemli gündem maddelerinden biridir. İklim değişikliğini yaşıyoruz. Tarımda felaketler oluyor. Küresel çapta kasırga, tayfun, aşırı sıcak ve soğuk havalar yaşıyoruz. Jeolojik bir resesyon içindeyiz. İklim kaynaklı küresel kayıplar insan yaşamını tehdit etmektedir.
 Küreselleşme, ekonomik krizler, dini ve etnik farklılıkların birbirini tehdit unsuru olarak görmesi, bölgesel ihtilaflar, mikro milliyetçiliğin yayılması, sermayenin hareketi, elektronik iletişimin sınır tanımaz hale gelmesi, dünyada muazzam geniş kitlelerin hareketinin yarattığı göç olgusu dünyamızda bu gün dijital teknolojinin ve jeopolitik gücün önemini azaltmış bulunmaktadır.

Marmara Grubu Vakfı olarak; siyasette, ekonomide ve kültürde bir barış ve istikrar projesi olarak ele aldığımız Bir Kuşak Bir Yol projesinin Koronavirüs sırasında ve sonrasında küresel boyutta değeri daha da artmış bulunmaktadır.
Zira dünya yarın eskisi gibi olmayacak yeni ve makul bir normalle yaşamımızı sürdüreceğiz.