Haberler

Bangladeş-Türkiye İlişkileri İstanbul Üniversitesi’nde Konuşuldu

6 Aralık 2021 Pazartesi - Okunma: 164
Bangladeş-Türkiye İlişkileri İstanbul Üniversitesi’nde

Bangladeş'in Bağımsızlığı ve Bangladeş Ulusunun Kurucusu Mucibur Rahman’ın doğumunun yüzüncü yılı münasebetiyle “Bangladeş ve Türkiye Arasındaki Sosyal, Kültürel, Ekonomik ve Tarihsel İlişkiler” konulu Fotoğraf Sergisi ve Konferans İstanbul Üniversitesi’nde yapılan bir tören ile gerçekleştirildi.

Törende İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Bangladeş Büyükelçisi Mosud Mannan, Bangladeş İstanbul Başkonsolosu Dr. Mohammed Monirul Islam, Bangladeş Devlet Bakan Yardımcısı Sultana Afroza ve kalabalık bir akademik kadro hazır bulundu.

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver de toplantıda bir konuşma yaparak Mucibur Rahman’ı anlattı.

Dr. Akkan Suver’in konuşması aşağıdadır:

Yüksek malumlarınız olduğu üzere Bangladeş Devleti bu yıl istiklalinin ellinci, kurucusunun ise yüzüncü yaşını idrak etmiş bulunuyoruz.

Bugün kendilerinin büyük rahmet ve saygıyla andığımız ve Bangladeş İstiklal mücadelesinin ilhamını Büyük Atatürk'ten aldığını her fırsatta belirtmiş olan Mujibur Rahman, ülkesini Pakistan'dan kurtarıp, müstakil ve bağımsız kıldığında 50 yaşındaydı.

Mujibur Rahman gerçekte idealist bir halk önderi olarak Pakistan Devleti'nin Bengallilere yaşattığı acılara ve kırımlara son vererek, ülkesini bağımsızlığa taşıdığında, siyasi bir mahkûm olarak Pakistan'da hapishaneydi. Gıyabında kendi halkının oy birliğiyle Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanlığına seçilince Pakistan Devleti tarafından idama mahkûm edilen Mujibur Rahman, hür dünyanın baskısı sonucu kurulan özel bir mahkeme ile serbest bırakıldı.

Pakistan;  gerçekte 1971 öncesi güney Pakistan'da yaşayan Bengallilere akıl almaz eziyet,  baskı ve soykırım sayılacak kıyımlarda bulunmuştu. Eyüp Han döneminde başlayan ve daha sonra Yahya Han ve Butto dönemlerinde devam edegelen acımasız bir düşünce ile Pakistanlılar Bengallilerin yaşam hakkını ve varlığını bir türlü kabullenmemişlerdir. Güney Pakistan'da yaşayan Bengallileri bulunan her fırsatta toplu bir tarzda öldüren, katleden Pakistan' a, dünyanın “dur” demesi üzerine Pakistan geri adım atmak zorunda kalmış ve bu geri adım Güney Pakistan'ın Bengallilere kalmasına sebep olmuştu.

Pakistan tarafından 8 defa tutuklanan ve 3 seneyi bulan hapishane hayatında Mucibur Rahman, her serbest kalışında daha tanınan ve daha kabul gören bir devlet adamı olarak temayüz etmişti.

1971 yılında görev başına geçtiğinde ilk iş olarak savaştan tahrip olmuş ülkesinin yeniden inşasına yönelmişti. Daha sonra on ay içinde Bangladeş'i Birleşmiş Milletlere taşımış, yeni bir Anayasa hazırlamış ve Bangladeş'in yüzden fazla ülke tarafından tanınmasını sağlamıştı. Ne var ki: Mucibur Rahman'ın iktidarı kısa sürdü.

Zira özgürlük karşıtı ve dış güçlerce desteklenen bir grubun suikastına uğrayarak, ailesiyle birlikte şehit edildi.

Bangladeş ise, bu olaydan sonra daha güçlü oldu ve O'nun yolunda yürümeğe devam etti.

Bugün Bangladeş'te var olan Türkiye sevgisinin mimarı Mujibur Rahman'dır. O Kemal Atatürk'ün emperyalizmle mücadelesini ve O'nun Türkiye’sini kendine rehber alarak günümüzün hür ve bağımsız Bangladeş'inin temellerini attı.

İstiklalinin ellinci yılında tarihi bağlara sadık, kültürel ve dinsel yakınlığa dayanan Türkiye Bangladeş ilişkileri ise bugün;  karşılıklı saygı, güven, sevgi ve dayanışma içinde büyümekte ve gelişmektedir.

Özetle söylemek gerekirse ilişkilerimiz üst düzeydedir. Turgut Özal’la başlayan Türkiye’nin resmi ziyaretleri Süleyman Demirel, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan ile devam etmiştir. Bangladeş de Ziyaur Rahman ile başlattığı ilişkilerini Şeyh Hasina, Abdul Hamid, Mahmud Ali ile geliştirmiştir.

Karşılıklı bir birliktelik olarak Bangladeş ile Türkiye’yi en güzel anlatan ise Gazi Nazrul İslam’ın 258 mısralık Kemal Paşa şiiridir.

"Ey kahramanlar veren

Ananın kahrına son veren

Kudretli oğlu, muzaffer kardeş!

Hazır ol! Haykır göklere!

Selam olsun!

Selam sana kardeş!

Sen, harikalar yarattın sen, Kemal.

Harikalar yarattın, Sen Kemal kardeş"