Azerbaycan Azerbaycan

Azerbaycan

14.10.2019 - Okunma: 163

AZERBAYCAN


Uluslararası toplumun saygın bir üyesi olan Azerbaycan, zengin doğal kaynakları ve ekonomik potansiyeli nedeniyle iş dünyasında ve ekonomik çevrelerde favori bir yatırım noktası olarak görülmektedir.

Azerbaycan Devleti, Marmara Grubu Vakfı'na her zaman cömert davrandı. Dr. Akkan Suver'e fahri doktora unvanı veren Azerbaycan Devleti, kendisine "Terakki Madalyası" ve "Dostluq Orden" i de verdi. Marmara Grubu Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi Şamil Ayrım'a da Terakki Madalyası'nı veren Azerbaycan Devleti, Azerbaycan dilinde Dr. Akkan Suver'e ait üç ayrı kitabı da yayınlamayı da sağlamıştır. Azerbaycan Ulaştırma Bakanlığı da 18. Avrasya Ekonomik Zirvesi'nde özel bir pul bastırarak jest yapmıştır.

Her konuda mükemmel işbirliğinin başarılı bir şekilde gerçekleştiği Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin sivil toplum ayağında Marmara Grubu Vakfı ayrı bir yere sahiptir. Bu işbirliği köklü kardeşçe ilişkilerimizden kaynaklanıyor. Marmara Grup Vakfı olarak, bu ilişkileri hak ettiği seviyede tutmaya özen gösteriyoruz.

Bu arada, Azerbaycan'ın uluslararası arenada kat ettiği mesafe takdire şayandır.

Uluslararası toplumun saygın bir üyesi olan Azerbaycan, zengin doğal kaynakları ve ekonomik potansiyeli nedeniyle iş dünyasında ve ekonomik çevrelerde favori bir yatırım noktası olarak görülmektedir.

Bizim gençliğimizde Paris'ten "ville de lumiére - ışık şehri" diye söz ederlerdi. Zannediyorum bir süre sonra yabancılar bu sıfatı Azerbaycan’ın Başkenti Bakü'ye yakıştıracaklardır. Düne kadar ateşler ülkesinin rüzgarlar şehri diye anılan Bakü artık ışık şehirdir.

Ateşler ülkesinin rüzgarlar şehri Bakü'nün rüzgarları yerli yerinde duruyor ama ışıklar rüzgarın pabucunu dama attırmışa benzemektedir.

Yıllardır şehrin imarına sarf edilen emekler bugün her hangi bir Avrupa şehrinden farksız bir atmosferle bizi karşı karşıya getirmiş bulunmaktadır. Bu güzel ve o nispette hoş atmosfere; eskiye sadık kalınarak restore edilen evleri, kendine özgü mimari örneklerinin izlerini taşıyan her biri ayrı bir anlam ifade eden sanatsal yapıları eklendiğinde ortaya gerçekten bir ışıklar şehri çıkmaktadır.

Bu arada dünyanın sayılı markalarıyla donatılmış mağazalar Paris'i, Londra'yı, Milano'yu kıskandıracak kadar gündelik hayatın tabii bir parçası olarak Bakü'ye canlılık katmaktadır. Dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid'in Hazar'ın dalgalarından esinlenerek ortaya koyduğu ölümsüz eseri Haydar Aliyev Kültür Merkezi, alev kuleler tabir edilen modern mimarinin en güzel örnekleriyle bezeli yapılar, şehre gençlik aşılayan stadyumlar, Formula 1 yarışları ile Bakü erişilmezleri kucaklayan bir şehir oldu. 

Şimdilerde ise, şehrin varoşlarının da elden geçirildiğine şahit oluyoruz. Büyük istimlakler sonucu ortadan kaldırılan komünizm döneminin kötü evleri, yerlerini yeni yaşam yerlerine, geniş bulvarlara ve yeşil alanlara bırakmaktalar. Ne kadar ışıklar şehriyse Bakü artık o kadar da yeşillikler şehridir. Geniş parkları, sahilde yürüyüş alanları ve büyük ağaçlıklı havuzlarla süslü meydanlarıyla Hazar'ın iyotu Bakü'nün derinliklerinde teneffüs edilebiliyorsa bu şehre verilen yeni veçhenin işaretidir.

Azerbaycan'ı "Can Azerbaycan " olarak da adlandırıyoruz. Bunun tarihi bir kökü var.

Kurtuluş Savaşı’nın ilk günlerinde, Mustafa Kemal Paşa, Doğu Cephesinin komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya bir mektup yazdı ve “Devletin parası yok. Ayrıca iç kaynak yok. Yeni kaynaklara ulaşana kadar Azerbaycan hükümetinden borç para almanızı öneriyorum. ” Karabekir Paşa, Azerbaycan hükümetine bunu iletti. Bu, Ankara ile Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti arasındaki ilk resmi temastı. Nariman Narimanov ilk önce Türkiye'ye 500 kilo altın, ardından Rusya'dan Ankara'ya 10 milyon altın ruble gönderdi. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa, "savaş biter bitmez geri ödeyeceğiz" diyen bir mektup gönderdi. Nariman Narimanov bunu aldığında, Ankara'ya da bir mektup yazdı. “Sevgili Paşa, biz Türkler, kardeşlerimize borç vermeyiz. Kardeşler her zaman birbirlerine yardım eder. Biz kardeşiz ve elinizi tutmaya devam edeceğiz "dedi.

Bu yüzden Azerbaycan'ı "Can Azerbaycan" olarak adlandırıyoruz. Şimdi önemli bir görevimiz var. SOCAR projesini yabancı yatırım olarak adlandırmamamız gerektiğini düşünüyoruz. Kardeşimizin ülkemize yatırdığı en büyük proje olarak adlandırırsak daha mantıklı olur. Haydar Aliyev'i "Bir Millet-İki Devlet" ve "Azerbaycan ile Türkiye'yi Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'nda kalın iplerle birleştiriyorum" demesiyle bir kez daha anıyoruz.

Bugün ülke içinde ve hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde kardeş Azerbaycan'ın karşılaştığı en büyük sorun hiç şüphesiz Dağlık Karabağ çatışmasıdır. Azerbaycan topraklarının beşte biri Ermeniler tarafından işgal edilmiş durumda ve bu durumun zorlukları devam ediyor.

Uluslararası hukukun temel ilkelerini açıkça ihlal eden işgal nedeniyle, 1 milyondan fazla göçmen, dünyanın gözlerinin önünde zor koşullarda yaşam sürdürmeye çalışıyor.

Marmara Grubu Vakfı olarak, Karabağ sorununu ulusal ve uluslararası platformlarda gündeme getiriyoruz.

Azerbaycan'ın çıkarlarını en gerçekçi şekilde çözmek için daha fazla zaman kaybetmeden dünya kamuoyuna çözümümüzü dikkatlice ve özenle önermeye devam ediyoruz.